->
MUTSUZ HAYATLAR
Sıra dışı hayatların sıra dışı öyküsüdür aşk, her insanı farklı yaşar bu duygu. Kimi dolu dolu çevresindekilerin yansıtarak yaşar, kimide kendi iç dünyasında kendi benliğinde yaşar , doğru olan : başarabiliyorsan aşık olduğun kişi ile yaşamaktır.zaten aşık olan
kişide bunu ister. Yaşadığımız hayat bize bazı oyunlar oynayabilir bu duygu, farklı
kimliklerde farklı insanlar olabiliriz. Bunun nedeni bağlı olduğumuz örf, adet ,çevre, aile hayatı yaşam şartları ve günümüz Türkiye sidir.
Aslımda geçmişe baktığımızda bu daha farklı ve daha katı bir şekilde yaşanırdı son 20 - 25 yılda çok şeyler değişti aslımda, ama yinede içimizde bulunan bu kavram bazı zamanlar biz istemesek te ebe beyinlerimiz tarafından yönetiliyor.
Genellikle iç Anadolu ve doğu kültüründe bu halen tüm etkinliği yoğun bir şekilde yaşanmaktadır. Daha medeni daha gelişmiş yani Marmara ,Ege ve Akdeniz bölgelerinde bu duygu daha farklı yaşanmaktadır. Ama her nedense istatistiklere bakıldığında evli
çiftlerin boşanma sayılarına bakıldığında iç Anadolu ve doğu diğer bölgelere göre çok düşüktür.bunlarında farklı nedenleri vardır en önemlisi ve en büyüğü aile fertlerine olan yani ebe beyinlerine olan saygı ve korkudan ileri gelmektedir.
Yinede her nerede hangi bedende !! yeşermişse aşk güzeldir ….
Doğu kültüründe aşk hikayeleri genelde hüzünlü sonla biter.ve çok nadir rastladığından yaşanan hikaye bir efsaneye dönüşür.
ANLATAMADIĞIM HAYALLERİM
Yirmi iki yaşlarına bir genç kızdı, hayalleri vardı kafasında çizdiği mutluluk pencereleri vardı evlenince hepsini açacak, izlediği Türk filmleri gibi mutlu bir yaşam sürecekti. Liseyi bitirmiş zeki bir kızdı eylül, 18 19 yaşlarında düşününce hayatı, baktıkça çevresine kıyaslıyordu hayallerini. olmayacaktı onlar gibi, evlendiğinde aynaların dostu olmayacaktı , yalnızlık ile evlenmeyecekti, hayallerindeki eş ile kimi akşamlar.
–hadi kalk bu gün dışarıda yemek yiyelim yada güzel bir film aldım hadi sen mısır hazırla bende filmi hazırlayım yada arada bir, bir buket çiçek hiç olmazsa bir gül bekliyordu yada ayda bir kez olsa sinemaya gitmek istiyordu eşi ile ( çok şey mi istiyordu hayattan, aslımda eylül ‘e bu tür küçük mutluluklar bile yeterdi. Peki bu istekleri hayatında ufak bir
ayrıntı olarak yer adlımı ? Çok acı ama hayır) oda biliyordu lüks bir yaşam kendisine ağır geleceğini zaten o tür hayat anlayışı yoktu. aslımda çok şey istemiyordu sadece lise arkadaşları gibi bir eş istiyordu ( nerden bilirdi o dönem toz pembe yıllar olduğunu) (şimdi o kadar çok özlüyor ki o günleri, bazen yüzündeki tebessüm göz yaşlarına karışıyordu ) Arada görücüler geliyordu evlerine ,bazen o , bazen ailesi beğenmiyordu zaten bu tür bir evlilik hayalleri ile çelişkiliydi . çoğu kez eve gelmeden red ediyordu ama ailesi yaşının ilerlediğini ve birkaç sene sonra daha zor evleneceğini söylüyor ve eylülde bunu biliyordu bunu annesi arada hatırlatıyordu eylüle, bunlar yaşanırken hayatında biri ile tanıştı eylül kısa sürede arkadaş oldular.Mehmet iyi birisiydi anlayışlı yakışıklı denebilirdi. Beklide onu sevebileceğini düşünmüştü Eylül eve gelen görücüleri düşününce bu izlediği yolun daha mantıklı olduğunu düşünüyordu ve kısa sürede tanıştığı Mehmet le evlendi. İlk aylar ve senler düşündüğü gibi evlilik yaşıyordu ama yinede eksikler vardı hayatında Mehmet evet iyi birisiyi di iyi bir koca olabilirdi ama eylül için yetersiz kalıyordu. Arkadaşlık dönemlerindeki Mehmet çok değişmişti. Aslımda o kadar bir değişiklik yoktu, ama eylül Mehmet tanımak için yeterli zamanı yoktu. Evlendikten sonra gün be gün anıdı ve düşündüğü hayal kurduğu pencerelerin bir çoğunu açamamıştı ve her Türk kadını gibi oda kaderine razı geliyor yaşadıklarını alın yazısı olarak görüyordu, sanki dönüşü olmayan bir yola girmiş uçurumu görüyor ama bir türlü geri adını atamıyordu
arkasına baktığında bir çok insanı görebiliyordu annesini , babasını. Mehmet i görüyordu sanki o uçuruma doğru kendisi gitmiyor arkasındakiler itiyordu.
Belki bir çok şey yapabilirdi ama yaşadığı ülkeyi biliyordu ve bu elini kolunu bağlıyordu beklide başkalarının mutluluğu için kendi mutluluğundan taviz veriyordu bu ne derece doğru bu kıssadan hisseyi okuyanlara bırakıyorum
Gönderen : Fatih Han
eMail : fatih_han545@hotmail.com
Not : Bu yazı canım arkadaşım Eylül’e adanmıştır.
Sizde Yaz Göndere Bilirsiniz Tek Yapmanız Gereken Altta Verilen Linke Tıklamak


3 comments so far
Yorum Yapın