<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>
<channel>
	<title>Emekli sandığı yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.askhasreti.com/emekli-sandigi.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.askhasreti.com/emekli-sandigi.html</link>
	<description>Ask Siteniz ASKHASRETI</description>
	<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 20:49:22 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.6.2</generator>
		<item>
		<title>hidayet tarafından</title>
		<link>http://www.askhasreti.com/emekli-sandigi.html#comment-5099</link>
		<dc:creator>hidayet</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Sep 2008 09:27:12 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.askhasreti.com/emekli-sandigi.html#comment-5099</guid>
		<description>emekli sandığı çalışanları ve üyeleri ben 2007 yılında çalışırken bir suçtan 3 ay acıkta ayrıca başka ile tayin  uyarma ve iki tanede 15 günlük maaş kesim cezası alıdım kendimce suçsuz olduğumu kalbul eder emekli oldum acmış olduğum davalarıda emekli olduktan sonra kazandım ama benim paralarımı ne egm ödüyor nede emekli sandığı benim 2000 ytl alacağımı tahsil edemiyorum bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>emekli sandığı çalışanları ve üyeleri ben 2007 yılında çalışırken bir suçtan 3 ay acıkta ayrıca başka ile tayin  uyarma ve iki tanede 15 günlük maaş kesim cezası alıdım kendimce suçsuz olduğumu kalbul eder emekli oldum acmış olduğum davalarıda emekli olduktan sonra kazandım ama benim paralarımı ne egm ödüyor nede emekli sandığı benim 2000 ytl alacağımı tahsil edemiyorum bu konuda bana yardımcı olursanız sevinirim</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ibrahim erdem karabulut tarafından</title>
		<link>http://www.askhasreti.com/emekli-sandigi.html#comment-3789</link>
		<dc:creator>ibrahim erdem karabulut</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 Jul 2008 09:44:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.askhasreti.com/emekli-sandigi.html#comment-3789</guid>
		<description>öğrencilerimize 

Küçük bir hatırlatmanın da yararlı olacağına inanıyorum.

Sevgili öğrenciler anlatacaklarım belki size çok abartılı gelecek

Belki de inanmayacak ve bunun ülkemizde olma ihtimalini çok az görecek

Ve velilerinize sorarak araştırma gereği duyacaksınız.

 Çok değil yıl 1974 birçoğunuzun velisinin yaşadığı okul çağları

Şimdiki gibi okul servisi henüz adet olmadığı gibi düşünülmesi bile

Rüya gibi, okulda beslenme saati derseniz o imkânsız gibi bir şeydi 

Haddi nemi düşmüş biri okula adı beslenme saati olan ders zaten yok ama 

Kazara yiyecek ya da içecek getirsen o zaten ayıp sayılır idi.

 Ta ki ülkemizde verem denen hastalığın yaygınlaşması ile ABD yardımı

Olarak her okulda bir bardak sıcak süt tozundan yapılmış süt içene

Kadar, tek yeme içme yılda bir kez yerli malı haftasında evlerden getirdiğimiz yiyecek ve içecek dışında bir şey yemek mümkün değildi.

Bir ben bu kurala uymazdım sabah evden çıkıp üç kilometre yaya

Yürüyerek ulaşabildiğim okuluma evden gizlice kızarmış ev ekmeğini

Önlüğümün sağ cebine kesme çay şekerinden de annem anlamasın diye bir 

Kaç tane sol cebime koyarak okula gelene kadar bitirmek şartı ile afiyetle

Yerdim.

     Meyve mi? onun içinde küçük bir anım var, ilkokul beşinci sınıfta ailece 

Gittiğimiz bir komşumuz ikram ettiği daha doğrusu zorla elime tutuşturduğu

Bir muzu yemem için ısrar ediyor başımdan da ayrılmıyordu, ısrarını

Kırmamak için yemek istedim ve muzu kabuğunu açmadan ısırınca evin

Hanımı ailemi pes eden hamleyi yapmak için elimdeki muzun kabuğunu soyup

Şimdi ye çocuğum derken kafamdan kaynar sular dökülüyordu.

 Tabi o mahcubiyetle eve döndüğümde ailemden azar işiteceğimi bildiğim

İçin azara hazır beklerken annem o yediğin ne idi tadı nasıldı derken

Şimdiki gençliği kıskanmamak elimde değil.

Bu anlattıklarım çok fakir bir ailenin yaşam tarzı diye düşünülse de 

Öyle değil bir devlet memurunun çocuğu ve o zamanki devlet memurunun

Ne kadar önemli olduğunu anlatmam ve sizi ikna edebilmem bir hayli zor.         Lise ve orta eğitimde merak ettiğim en önemli şeylerden biride 

Hep turunçgiller olmuştu, neden portakal, limon, mandalina hep turunçgiller diye anılıyordu ve merak edip öğretmene sorduğumda ise bir

Araba dayak yedim ve haddime mi düşmüş ki bu dayağı gidip aileme anlatayım

Bu saygısızlı yaptığım anlamına gelirdi ki anlatmak hele, hele öğretmeni

Şikâyet etmek en büyük ayıp sayılırdı, eğer arkadaşlarımdan biri kazara

Bunu babama söylese o öğretmenin ellerine sağlık dediği gibi evde 

Bana ne saygısızlık yaptın ki öğretmen seni dövdü diye fırça yediğim gibi

Bir de ertesi gün öğretmene gelinip veli olarak hocam bizim çocuk duyduk ki

        Uslu durmamış ve cezalandırmışsınız elinize sağlık denirdi.

 Bu istisnasız her öğrenci velisi için aynı idi. Şimdiki gibi kulağı

Hafifçe çekilen bir öğrenci şikayet etmeye görsün babasına, Baba o gün okulu 

Basıp kim hangi hakla çocuğumu dövdü diye yaygarayı basıyor.

 Tabi hal böyle olunca da ne eğitimin ne öğretimin ne öğretmenin nede 

Öğrencinin tadı var adı olan kendisi olmayan eğitim öylesine devam ediyor.

Turunç nedir? Sadece bunu araştırma ve velilerinize anlattığım eğitimi

Sormanız dileğimle siz değerli öğrencilerimizi eli öpülesi öğretmenlerinize

Saygılı olma dileğimle hoşça kalın.

                       İbrahim erdem KARABULUT

                        www.alpkutay.com</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>öğrencilerimize </p>
<p>Küçük bir hatırlatmanın da yararlı olacağına inanıyorum.</p>
<p>Sevgili öğrenciler anlatacaklarım belki size çok abartılı gelecek</p>
<p>Belki de inanmayacak ve bunun ülkemizde olma ihtimalini çok az görecek</p>
<p>Ve velilerinize sorarak araştırma gereği duyacaksınız.</p>
<p> Çok değil yıl 1974 birçoğunuzun velisinin yaşadığı okul çağları</p>
<p>Şimdiki gibi okul servisi henüz adet olmadığı gibi düşünülmesi bile</p>
<p>Rüya gibi, okulda beslenme saati derseniz o imkânsız gibi bir şeydi </p>
<p>Haddi nemi düşmüş biri okula adı beslenme saati olan ders zaten yok ama </p>
<p>Kazara yiyecek ya da içecek getirsen o zaten ayıp sayılır idi.</p>
<p> Ta ki ülkemizde verem denen hastalığın yaygınlaşması ile ABD yardımı</p>
<p>Olarak her okulda bir bardak sıcak süt tozundan yapılmış süt içene</p>
<p>Kadar, tek yeme içme yılda bir kez yerli malı haftasında evlerden getirdiğimiz yiyecek ve içecek dışında bir şey yemek mümkün değildi.</p>
<p>Bir ben bu kurala uymazdım sabah evden çıkıp üç kilometre yaya</p>
<p>Yürüyerek ulaşabildiğim okuluma evden gizlice kızarmış ev ekmeğini</p>
<p>Önlüğümün sağ cebine kesme çay şekerinden de annem anlamasın diye bir </p>
<p>Kaç tane sol cebime koyarak okula gelene kadar bitirmek şartı ile afiyetle</p>
<p>Yerdim.</p>
<p>     Meyve mi? onun içinde küçük bir anım var, ilkokul beşinci sınıfta ailece </p>
<p>Gittiğimiz bir komşumuz ikram ettiği daha doğrusu zorla elime tutuşturduğu</p>
<p>Bir muzu yemem için ısrar ediyor başımdan da ayrılmıyordu, ısrarını</p>
<p>Kırmamak için yemek istedim ve muzu kabuğunu açmadan ısırınca evin</p>
<p>Hanımı ailemi pes eden hamleyi yapmak için elimdeki muzun kabuğunu soyup</p>
<p>Şimdi ye çocuğum derken kafamdan kaynar sular dökülüyordu.</p>
<p> Tabi o mahcubiyetle eve döndüğümde ailemden azar işiteceğimi bildiğim</p>
<p>İçin azara hazır beklerken annem o yediğin ne idi tadı nasıldı derken</p>
<p>Şimdiki gençliği kıskanmamak elimde değil.</p>
<p>Bu anlattıklarım çok fakir bir ailenin yaşam tarzı diye düşünülse de </p>
<p>Öyle değil bir devlet memurunun çocuğu ve o zamanki devlet memurunun</p>
<p>Ne kadar önemli olduğunu anlatmam ve sizi ikna edebilmem bir hayli zor.         Lise ve orta eğitimde merak ettiğim en önemli şeylerden biride </p>
<p>Hep turunçgiller olmuştu, neden portakal, limon, mandalina hep turunçgiller diye anılıyordu ve merak edip öğretmene sorduğumda ise bir</p>
<p>Araba dayak yedim ve haddime mi düşmüş ki bu dayağı gidip aileme anlatayım</p>
<p>Bu saygısızlı yaptığım anlamına gelirdi ki anlatmak hele, hele öğretmeni</p>
<p>Şikâyet etmek en büyük ayıp sayılırdı, eğer arkadaşlarımdan biri kazara</p>
<p>Bunu babama söylese o öğretmenin ellerine sağlık dediği gibi evde </p>
<p>Bana ne saygısızlık yaptın ki öğretmen seni dövdü diye fırça yediğim gibi</p>
<p>Bir de ertesi gün öğretmene gelinip veli olarak hocam bizim çocuk duyduk ki</p>
<p>        Uslu durmamış ve cezalandırmışsınız elinize sağlık denirdi.</p>
<p> Bu istisnasız her öğrenci velisi için aynı idi. Şimdiki gibi kulağı</p>
<p>Hafifçe çekilen bir öğrenci şikayet etmeye görsün babasına, Baba o gün okulu </p>
<p>Basıp kim hangi hakla çocuğumu dövdü diye yaygarayı basıyor.</p>
<p> Tabi hal böyle olunca da ne eğitimin ne öğretimin ne öğretmenin nede </p>
<p>Öğrencinin tadı var adı olan kendisi olmayan eğitim öylesine devam ediyor.</p>
<p>Turunç nedir? Sadece bunu araştırma ve velilerinize anlattığım eğitimi</p>
<p>Sormanız dileğimle siz değerli öğrencilerimizi eli öpülesi öğretmenlerinize</p>
<p>Saygılı olma dileğimle hoşça kalın.</p>
<p>                       İbrahim erdem KARABULUT</p>
<p>                        <a href="http://www.alpkutay.com" rel="nofollow">http://www.alpkutay.com</a></p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
