15 Mayıs 2008 için Arşiv

15
May

gelincikler

   Yazan: admin   Kategori SIIR

gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda
işi iş kasabanın
su yüzlü çocuğun işi iş
bir de poyraza döndü mü hava
başlar masmavi damarlar fışkırmaya yanaklarından
faytonların turuncu tekerlekleri
yansır gaz tenekeleriyle çevrili bahçelerde
asılı çamaşırlarından bir tutam çivit kokusu alıp gider
gelincikler tek tek göründü mü çayırlarda.

saat onikilerde
postanede mektup yazan adamlara bakar bir semt delisi
durmadan bakar
ki o mektuplar nereye giderse gitsin
öylesine uzundur ki kasaba
gelinciklerden bükülmüş bir ibrişim gibi
gidip gelen mektup zarflarıyla tarif edilebilir ancak
içlerinde kar serpintisi
içlerinde bozkır
içlerinde herkesin bir güneyi olan
ve marangozlar upuzun kayıklar yaparlar bunun için
kesersiz, çivisiz, elsiz
sadece ruhlarından
o kayıkları içinde domates doğranan bir akşamüstünde yüzdürürler
canlanır suya değince hemen
bordalarındaki nakışlar
bir derya gülü alıp başını gider.

yeter ki görünsün gelincikler
önce tek tek görünsün sonra topluca
usta bir doğramacı gibi kırmızılar doğrar kasaba
gelincikler indi mi çayırlardan
su bardaklarına, berber dükkanlarına girdi mi
duvarlara sicimle tutturulmuş şişelere
girdi mi bir kere
-aynaları boğacak neredeyse
-taşlıkları basacak sel gibi
o zaman…
tam o zaman
marangozlar mis gibi rakılar içerek kayıklarında
konuştukça binlerce kayık
konuştukça binlerce köpük, binlerce kıyı olurlar
ve nedense bir vapur bizi alıp götürecekmiş gibi bakarız bir-
birimize
unuturuz sonra alıp başını gitmeyi de
yeter ki iki dudak arasına konsun gelincikler
ipince bir ıslığa yerleştirilsin
türküler süzsün tüveyçlerinden
kahveler eski renklerine boyanır yeniden
biralar ciğ ışıkta bile parlak
yıkanır tertemiz oluncaya kadar yaşamak.

gerçekte bir sevinç, bir mutluluk yok değildir yüreklerimizde
sevgiler umutlar yok değildir
öyleyse neden çabuk küseriz birbirimize
çabuk öfkeleniriz
durup durup böyle hüzünlenmemiz neden
anlamıyoruz da ondan mı yoksa
bir bütün olduğunu mutluluğun
umudun bir bütün olduğunu
seziyor muyuz yalnızca
baktıkça gelincik tarlalarına uzaktan
öyle bir arada güzel
yaşamanın lezzetini
kanımızı tutuşturdukça gün günden
buğusunu saldıkça
bir tütün dumanı gibi yaktıkça genzimizi.

15
May

flort

   Yazan: admin   Kategori ASK

Onunla harika bir takımsınız. Uzun zamandır birlikte çalıştığınız iş arkadaşınızla aranızda bir elektriklenme oluşmaya başladı. Bu durumda en doğru davranış hangisi? Bu elektriğin önüne geçmeye çalışmak mı, yoksa herşeyi oluruna bırak mı?

Yetenekleriniz, çalışma tarzınız, iş anlayışınız, ilgi alanlarınız o kadar benziyor ki… Bu da sizi birbirinize yaklaştırıyor. Fazla mesailer, ortak projeler ve tabii ki ortak başarıların kutlanması… Kendinizi ona her geçen gün biraz daha yakın hissediyor ve ondan da aynı sinyalleri alıyorsunuz. Yani toplantılar, fotokopi makinesi ve dosyalar arasında bir aşk doğmak üzere. Bu düşünce bir yandan sizi heyecanlandırırken bir yandan da kafanızda soru işaretleri oluşturuyor: Acaba iş arkadaşınızla flört etmeniz ne kadar doğru?

Kalbinizi değil hareketlerinizi kontrol edin
İçiniz rahat olsun, çünkü yalnız değilsiniz. Zamanının büyük bir bölümünü işyerinde geçiren bir sürü kadın bu tarz flörtler, hatta duygusal ilişkiler yaşıyor. Ancak bu kadınlardan sadece aklını kullanıp temkinli davrananlar her şeyi bir arada yürütmeyi başarırken diğerleri dedikodulara malzeme oluyor. Hatta bu yüzden işlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar. Oysa birçok uzman işyerinde flörtün son derece doğal ve hatta avantajlı olduğunu söylüyor. Onlara göre normal bir ilişkide aylar süren birbirini tanıma devresi işyerindeki bir ilişkide çok daha kısalıyor. Öyle ya, günün tamamını ve bazen geceyi de birlikte geçirdiğiniz bir insanın her yönünü keşfedebilir; Zor durumlarda nasıl tepki verdiğini, olaylara ve insanlara nasıl yaklaştığını, hayata bakış açışını çok daha iyi analiz edebilirsiniz. Duygusal bir ilişkide karşınızdaki erkek sizi etkilemek için kendisi hakkındaki pek çok olumsuz ayrıntıyı saklayabilir, ama iş ortamında hemen hemen her anı birlikte geçirdiğiniz bir erkeğin böyle bir şansı yok. Peki iki kişi arasında oluşan bu elektriğin kaynağı ne?

İşle aşk karışırsa
Psikologlara göre iş ortamında beraber çalışmak insanlar arasındaki birbirine ait olma duygusunu artırıyor ve bu duygusal yükseliş kolayca başka yönlere kayabiliyor. Zamanı paylaşmak bir süre sonra hayatı paylaşmak haline geliyor ve bu his insanları birbirine doğru çekiyor. Bu noktadaki tek soru işareti bu çekim karşısında ne yapılacağı! Püf nokta ise dengeli ve soğukkanlı davranmak, işyerinin ciddiyetine yakışmayacak tavırlar sergilememek… iş arkadaşınıza ilgi duyduğunuz için paniğe ya da vicdan azabına kapılmanız gerekmiyor. Tek yapmanız gereken işle özel hayatı birbirine karıştırmamak ve yakınlaşmanızı büronun dışına taşımak… Böylelikle hem çok güzel bir ilişkiye ilk adımı atabilirsiniz, hem de işyerinde başınız ağrımaz.

Bunları yapmayın;
* Ne kadar yakın olursanız olun diğer çalışma arkadaşlarınıza en azından başlangıçta tek kelime bile söylemeyin. Sorulursa da inkar edin. Unutmayın ki sükut her zaman altındır, ilişkiniz ciddileşirse her şeyi açık açık anlatırsınız.

* Öpücüklerin, davetkar hareketlerin, hele de seksin işyerinde asla yeri yok. Kendinizi kontrol edin, kimseyi zor durumda bırakmayın.

* Flört ettiğiniz kişi sizden daha iyi bir mevkideyse bu durumu terfi etmek için bir araç gibi görmeyin.

* Şirket sırları ilişkilerde de sır olarak kalmalıdır. Ondan bu sırları size açıklamasını istemeyin.

* Aranızda anlaşmazlık çıkarsa asla diğerlerinin gözü önünde tartışmaya kalkmayın.

* İlişkiniz sona ererse sakın ona karşı tavır almayın ve dostluğunuzu, en azından iş ortaklığınızı sürdürmeye çalışın.

15
May

küstürdüm gülümsemeleri

   Yazan: admin   Kategori SIIR

İlk gözyaşım gülümsemeye dairdi.Hediye nedir bilmezdim ama;hikaye
etmiştim gülümsemeleri.Sabahlara gülümserdim,sen vardın;aglamaya
gülümserdim çünkü;her damlada sen vardın.Belki gözyaşlarımda yoktu o
kadar,çölleri sulayacak.Ama sözlerim vardı kimsenin bilmedigi,kurdugum
düşlerim vardı benim bile hayal edemedigim.Ben vardım,varlıgımı
bilmedigim.Ne aglıyordum duyurabilmek için sesimi,nede yanıyordum beni
bulsunlar ve görsünler diye.Ben gülümsemenin acısını yaşıyordum kendi
içimde…Ne bulutların haberi var,ne yıldızların,nede benim haberim
var içimdeki gülümsemeden.Ama;küstürdüm gülümsemeleri senin
ugruna,küstürdüm gülümsemeleri sevgim ugruna…
CaNıMsInnn…