29 Nisan 2008 için Arşiv

29
Nis

Daglar nasıl oluştu

   Yazan: admin   Kategori YARARLI BILGILER

Genel olarak ifade edersek, Türkiye�deki dağlar iki farklı süreçle oluşmuştur. 1) Kuzey Anadolu Dağları ve Toros Dağları gibi sıradağlarımız; Tetis / Paratetis Denizinin, Afrika plakasının Avrasya plakasına hareketiyle sıkıştırılması sonucunda denizin tabanında var olan binlerce metre kalınlığındaki çökel tabakalarının yükselerek dağ haline dönüşmesiyle oluşmuştur. Bu dağ oluşumu sırasında, Tetis’in -600 m ve daha derindeki kireç ağırlıklı çökelleri kireçtaşları haline dönüşürken, şelf bölümü ve kıta yamacındaki çökeller ise kumtaşı/kireçtaşı/konglomera tabakalarının ardalanmasından oluşan flis kayaçlarına dönüşmüştür. Tetis denizinin tabanında, deniz altı volkanizmasıyla oluşan volkanik kayaçlar ise bu sıradağların içinde/arasında yer alan ofiyolit adi verilen yeşil kayaçlara dönüşmüştür (Bu dağlar, Tetis’in yavaş yavaş karalaştığı 130 Milyon-24 milyon arasında oluşmuştur).

2) Tetis karalaştıktan sonra, kara volkanizmasıyla oluşan tek dağlar; Miyosen (24 milyon-5.5 milyon yılları arasındaki dönem), Pliyosen (5.5 milyon-1.8 milyon arasındaki dönem) ve Kuvaterner’de (1.8 milyon - günümüz arasındaki dönem) jeolojik dönemlerinde magmanın kırıklar boyunca yeryüzüne çıkarak üst üste birikmesiyle oluşmuştur.Bunlar; Doğu ve GD Anadolu�daki dağlar (Ağrı, Süphan, Nemrut, Cilo, Karacadağ vb) ve iç Anadolu�daki dağlar (Erciyes, Hasan Dağı, Melendiz Dağları vb) ve Ege�deki bazı tek dağlar (Asi Tepe Yağcı Dağ, Yamanlar Dağı vb) bu gruba girerler.

3) Türkiye�nin eski masiflerini oluşturan en eski dağlar; Bunlar, yaşını bilemediğimiz çok eski denizlerde oluşan çökellerin çok eski jeolojik dönemlerdeki plaka hareketleriyle kapanarak yükselerek dağ haline dönüşmesiyle oluşmuşlardır. Oluşmalarından sonra meydana gelen yani dağ oluşumu hareketleri sırasında yeniden tektonizma geçirdikleri için ultra-metamorfik kayaçlara dönüşmüşlerdir. Bunlar; İstiranca dağları (Istiranca Masifi), Kazdağı (Kazdağı Masifi), Uludağ (Uludağ Masifi), Boz Dağlar/Aydın Dağları (Menderes Masifi) vb gibi.

29
Nis

Fotosentez nasıl olur

   Yazan: admin   Kategori YARARLI BILGILER

Bütün bu apaçık gerçeklere rağmen yine de evrim teorisini savunmaya devam edenler için, sorular sorarak bu sistemin tesadüfen oluşamayacağını bir kere daha görelim. Boyutu mikroskobik ölçülerle tanımlanan bir alanda kurulmuş bu örneksiz mekanizmayı tasarlayan kimdir? Öncelikle böyle bir sistemi bitki hücrelerinin planladığını yani bitkilerin düşünerek planlar yaptığını varsayabilir miyiz? Elbette ki böyle bir şeyi varsayamayız. Çünkü, bitki hücrelerinin tasarlaması, akletmesi gibi bir şey söz konusu değildir. Hücrenin içine baktığımızda gördüğümüz kusursuz sistemi yapan hücrenin kendisi değildir. Peki öyleyse bu sistem düşünebilen yegane varlık olan insan aklının bir ürünü müdür? Hayır değildir. Milimetrenin binde biri büyüklüğünde bir yere yeryüzündeki en inanılmaz fabrikayı kuranlar insanlar da değildir. Hatta insanlar bu mikroskobik fabrikanın içinde olan bitenleri gözlemleyememektedirler bile.

Bu gibi soruların cevaplarının niçin “hayır” olduğu, evrimcilerin iddialarıyla birlikte incelendiğinde, bitkilerin nasıl ortaya çıktığı konusu daha iyi açıklığa kavuşacaktır. Evrim teorisi bütün canlıların aşama aşama geliştiğini, basitten komplekse doğru bir gelişim olduğunu iddia eder. Fotosentez sistemindeki mevcut parçaları belli bir sayıyla sınırlayabildiğimizi varsayarak bu iddianın doğru olup olmadığını düşünelim. Örneğin fotosentez işleminin gerçekleşmesi için gerekli olan parçaların sayısının 100 olduğunu varsayalım (gerçekte bu sayı çok daha fazladır). Varsayımlara devam ederek, bu 100 parçanın bir iki tanesinin evrimcilerin iddia ettikleri gibi tesadüfen, kendi kendine oluştuğunu varsayalım. Bu durumda geriye kalan parçaların oluşması için milyarlarca yıl beklenmesi gerekecektir. Oluşan parçalar bir arada bulunsalar bile diğerleri olmadığı için bir işe yaramayacaklardır. Tek biri olmadığında diğerleri işlevsiz olan bu sistemin diğer parçaların oluşumunu beklemeleri imkansızdır.

Dolayısıyla canlılara ait tüm sistemler gibi, karmaşık bir sistem olan fotosentez de evrimin öne sürdüğü gibi, zaman içinde, tesadüflerle, yavaş yavaş oluşan parçaların art arda eklenmesiyle meydana gelmesi akıl ve mantıkla bağdaşan bir iddia değildir. Bu iddianın çaresizliğini fotosentez işleminde gerçekleşen bazı aşamaları kısaca hatırlayarak görebiliriz. Öncelikle fotosentez işleminin gerçekleşebilmesi için mevcut bütün enzimlerin ve sistemlerin aynı anda bitki hücresinde bulunması gereklidir. Her işlemin süresi ve enzimlerin miktarı tek bir seferde en doğru biçimde ayarlanmalıdır. Çünkü gerçekleştirilen reaksiyonlarda oluşabilecek en ufak bir aksaklık, örneğin işlem süresi, reaksiyona giren ısı veya hammadde miktarında küçük bir değişiklik olması, reaksiyon sonucunda ortaya çıkacak ürünleri bozacak ve yararsız hale getirecektir. Bu sayılanların herhangi bir tanesinin olmaması durumunda da sistem tamamen işlevsiz olacaktır.

Bu durumda akla bu işlevsiz parçaların, sistemin tümü oluşana kadar nasıl olup da varlıklarını sürdürdükleri sorusu gelecektir. Ayrıca boyut küçüldükçe, o yapıdaki sistemin üzerindeki aklın ve mühendisliğin kalitesinin arttığı da bilinen bir gerçektir. Bir mekanizmadaki boyutun küçülmesi bize o yapı üzerinde kullanılan teknolojinin gücünü gösterir. Günümüz kameralarıyla seneler önce kullanılan kameralar arasında bir karşılaştırma yapıldığında bu gerçek daha net görülecektir. Bu gerçek, yapraklardaki kusursuz yapının önemini daha da arttırmaktadır. İnsanların büyük fabrikalarda dahi yapamadıkları fotosentez işlemini bitkiler nasıl olup da bu mikroskobik fabrikalarında gerçekleştirmektedirler?

İşte bu ve benzeri sorular evrimcilerin hiçbir tutarlı açıklama getiremedikleri sorulardır. Buna karşın, çeşitli hayali senaryolar üretirler. Üretilen bu senaryolarda başvurulan ortak taktik, konunun demagojiler ve kafa karıştırıcı teknik terim ve anlatımlarla boğulmasıdır. Olabildiğince karışık terimler kullanarak bütün canlılarda çok açık görülen bir gerçeği, “Yaratılış Gerçeği”ni örtbas etmeye çalışırlar. Neden ve nasıl gibi sorulara cevap vermek yerine, konu hakkında ayrıntılı bilgiler ve teknik kavramlar sıralayıp sonuna bunun evrimin bir sonucu olduğunu eklerler.


“Görmüyorlar mı; Biz suyu çorak topraga sürüyoruz da onunla ekin bitiriyoruz; ondan hayvanları, kendileri yemektedir? Yine de görmüyorlar mı?” 
(Secde Suresi, 27)


Bununla birlikte en koyu evrim taraftarları bile, çoğu zaman bitkilerdeki mucizevi sistemler karşısında hayretlerini gizleyememektedirler. Buna örnek olarak Türkiye’nin evrimci profesörlerinden Ali Demirsoy’u verebiliriz. Prof. Demirsoy, fotosentezdeki mucizevi işlemleri vurgulayarak, bu kompleks sistemin karşısında şöyle bir itirafta bulunmaktadır:

Fotosentez oldukça karmaşık bir olaydır ve bir hücrenin içerisindeki organelde ortaya çıkması olanaksız görülmektedir. Çünkü tüm kademelerin birden oluşması olanaksız, tek tek oluşması da anlamsızdır.1

Fotosentez işlemindeki bu kusursuz mekanizmalar şimdiye kadar gelmiş geçmiş bütün bitki hücrelerinde vardır. En sıradan gördüğünüz bir yabani ot bile bu işlemi gerçekleştirebilmektedir. Reaksiyona her zaman aynı oranda madde girer ve çıkan ürünler de hep aynıdır.

Reaksiyon sıralaması ve hızı da aynıdır. Bu istisnasız bütün fotosentez yapan bitkiler için geçerlidir. Bitkiye akletme, karar verme gibi vasıflar vermeye çalışmak elbette ki mantıksızdır. Bunun yanı sıra bütün yeşil bitkilerde var olan ve kusursuz bir şekilde işleyen bu sisteme “tesadüfler zinciri ile oluştu” şeklinde bir açıklama getirmek de her türlü mantıktan uzak bir çabadır.

İşte bu noktada karşımıza apaçık bir gerçek çıkar. Olağanüstü kompleks bir işlem olan fotosentez bilinçli olarak tasarlanmıştır, yani Allah tarafından yaratılmıştır. Bu mekanizmalar bitkiler ilk ortaya çıktıkları andan itibaren vardır. Bu kadar küçük bir alana yerleştirilmiş olan bu kusursuz sistemler bize kendilerini tasarlayanın gücünü gösterirler.

29
Nis

MSn nickleri

   Yazan: admin   Kategori GUZEL SOZLER

HaSTa msn nickleri , hasta nickler, msn nickleri , yeni msn nickleri
HéRKés Kéndini AR†iS† saniOr.Ama ßiLmiOrLArqi Yöné†mén ßénim.isDéDiqimé RoL wéRiRim isDéDiqimé YoL.!..

ßumuyDu Hayat Déd!q|éry Hayat a$|ınDa q0sq0camaN ß!r rüya Uyan Art|q ß!tt! Rüya

éLé$tiRmé ßéN!.. ßéYéndiYSén takD!R éD….! h0$una qiTmi0r muyum kaFana taq:Ma siKdiR éDD..!

‘ séninLé i$im ßitmédi ßitméz, a$k qün yüzü qörmédi qörméz sana söyLemeye deqmedi deqmez séni ßénim qibi kimsé séwmédi séwméz

né éL!mdn †u††Lr né yüzüMé qüLdüLér ß! qün 0Lsn öLmüné séwdiLr ßén séwd!m ßa$kasna wérd!Lr ßana ßu dünyda mu†LuLq Haramm$ méqéR

iStediğimi verin tøzLu rAfLarImdA ge¢mi$im yAnar ßenim gözLerim daLar derin ßenim hisLerim ßöyLedir yerLi yersiz söyLenir sözLerin ßana ßi simgedir i¢imde mimLenir

GençLigimizi yakanLara , Sevdiqimizi eLimizden aLanLara , Kolumuza jilet attıranLara , Kadehi eLimize tutuşturanLara,her Kuytu köşede esrarı cektirip üçlüyü tersten yaktıranLara isYanım aLLah’a degiL Tüm aLLah’sızLara..! Günahkar SokakLarın tövbekar DelikanLısı

İnanıyorsan savunduklarına, arkasında duracaksın..gerek yok cellada cıkarıldığında darağacına, tabureye sen vuracaksın !

ßëDëñîM |{å®åñ£ı|{£å®Då ø£åñ §ëñ§îZ£îğë ®µ]¬[µM §åñå åî±
HaSTa msn nickleri , hasta nickler, msn nickleri , yeni msn nickleri
NØk†ayı kØyduğum æN N£ S£nd£n ßir £S£r N£d£ ߣnd£n ßir iz kæLæjæk . . ..

Aklımı kaybetmekten değil, bulmaktan korkuyorum..

Sanma ßiLékLér!mdék! jiLét kéSigi 10Lar aŞkImIzIn bédéLi 10Lar zaLim!n diŞ !zLer!

Sêvdâ êktîm îhâñêtî ßî¢îÿørûm , ¢øk Sêvmî$tîm î$tê ßûñâ ÿâñîÿørûm , vâzgê¢îLmêz Sâñdîñ Sêñ kêñdîñî Sâñâ ñøktâ køÿûÿørûm ..

ÇıKaR YoL hAnGiSi?SeVmEk Mi SeViLmEk Mi,SaRhOşLuK mU İçKi Mi,AnLaMaDıM GiTTİ..ÇıKaR YoL HaNgİsİ ?SeN mİ SeNsİzLiK mİ,YaŞaMaK mI öLmEk Mi???

Emek VeR, KuLAK VeR, BiLGİ VeR, BoRÇ VeR; AmA BoS VeRME! İYİYİ ArA, GÜzELİ ArA, DOĞRUYU ArA; AmA KuSUR ArAmA!

Hî¢ VaraMaDIM FarkIña, Dû$ûñMëDîM kî ¥arIñI UZagI ta$I¥aMaDIM, $îMDî ¢ëkî¥øruM îstë kahrIñIYëñî acILar ta$I¥øruM, DûñDë kaLañ gôZ ¥a$LarIñI.MutLuLugu satI¥øruM ZararIña, kaLDIr ûstûMDëñ Par¢aLa¥añ ø ßakI$LarIñi

CeSarE†imiN ßi††iĞi yErdE £SaRe†iM ßa$Lar

HaSTa msn nickleri , hasta nickler, msn nickleri , yeni msn nickleri

29
Nis

çalınan msn yi geri alma

   Yazan: admin   Kategori YARARLI BILGILER

Mailinizi geri alabilmek için Mailinizi geri alabilmek için

——————————————————————————–

Öncelikle hotmailden yeni bir mail alın ve bilgileri aynen çalınan mailinizdeki gibi girin. Özellikle ad ve soyadı.

Sonra aşağıdaki maili karşılarına bilgileriniz gelicek şekilde passport@css.one.microsoft.com adresine yollayın.

PostalCode (posta Kodu) :
Comments (Sorununuzu ingilizce yazın) :
CustomerName (Maile Kayıtlı olan Ad, Soyad) :
CUBirthdate (Maile Kayıtlı olan Doğum Tarihi) :
BrowserVersion (Tarayıcının versiyonu) :
OperatingSystem (İşletim Sistemi) :
ErrorMessage (Alınan Hata Mesajı) :
SignInAddress (Çalınan Mail Adresiniz) :
Country (ülke) :
FirstName (Ad) :
LastName (Soyad) :
Region (Bulunduğunuz İl) :
Contact E-Mail (Size Ulaşabilecekleri E-Mail) :

evet bu maili gönderdikten sonra size böyle bir mail gelcek…
Hello XXXXX,

Thank you for writing to Microsoft .NET Passport Customer Support.

I understand that you need assistance in signing in to your XXXXXXXXX@hotmail.com account, because you suspect that someone learned your password and secret question/answer. I can imagine how frustrating such issues can be. This is Aldrin and I look forward to providing you with assistance today.

I recognize the importance of gaining access on your account. To help protect the privacy and security of our members we need your help confirming the profile information stored in your MSN account before we can reset your password.

- First and Last Name (or any other name you think you have entered upon registration such as your nickname) (AD SOYAD)
- Your .NET Passport account (the account you are having difficulties with, username@domain.com) (ÇALINAN ADRESİNİZ)
- Date of birth (Month/Date/Year) (DOĞUM TARİHİNİZ)
- Country or Region (ÜLKE)
- State (EYALET Kİ TÜRKİYEDEYSİNİZ GEREK YOK)
- ZIP or Postal Code (POSTA KODU)
- Approximate date of last successful sign in (SORUNSUZ GİRİŞ YAPTIĞINIZ YAKLAŞIK TARİH. hafta ay falan farketmez)
- Approximate date of account registration (MAİLİ ALDIĞINIZ TARİH GEÇEN YAZ VS. DİYEBİLİRSİNİZ)
- List as many former passwords you used with this account as far back as you can remember (KULLANDIĞINIZ ŞİFRELER)
- List as many of your Folders as you can remember (inbox, trash, sent, etc.) (İNBOXUNUZDAKİ DOSYALAR Kİ GEREK YOK)
- The name of your Internet Service Provider. If you access your account from outside your home (for example, from school or work) please include the name of the organization. (İNTERNET SERVİS SAĞLAYICINIZ)
- Your IP address. You may check it by going to http://www.whatismyip.com (İP ADRESİNİZ)
- List of Secret Questions and Answers historically associated with your account (GİZLİ SORU/SORULARINIZ VE CEVAP/CEVAPLARINIZ)

Sonra tekrar önünde - olan bilgileri gireceksiniz. Bu mailler arası 24 saat veya 48 sürebilir lütfen maili attıktan sonra inbox ınızda beklemeyin Sonra tekrar size gelen mailde şifreniz duruyo olcak.

29
Nis

PR NEDİR Pagerank NEDİR ?

   Yazan: admin   Kategori YARARLI BILGILER

Pagerank Türkçede tam karşılığı olmayan bir Google terimidir, genelde internet kullanıcıları ve site tasarımcıları tarafından “Link Popülerliği Puanı” olarak algılanır ama kullanılan terim PageRank’dır.
PageRank Google’ın site sıralamasında kullandığı algoritmanın sonucu sitenize verdiği değeri gösteren bir basitleştirilmiş değerdir.
Google kendisi her ne kadar güncel veriler ile çalışsa da her aramada bu verileri kullanmasın sorun yaratacağı için bu basitleştirilmiş değeri geliştirip bunu kullanmaya başlamıştır.
Arama Motorunu programlayanlar eğer bir site dışarıdan çok link (ilişim) alıyorsa bu sitenin içeriği iyidir düşüncesi ile kodları yazdıklarından arama siteleri de genelde bu düşünceye göre siteleri sıralarlar. Google da aynı düşunce ile kodlanmış bir arama motorudur.
Google açısından PageRank da burada devreye girer, çünkü bir siteye verilen linklerin analizinden sonra o site için oluşturulmuş bir değerdir bu. Ancak sadece link almak yeteli değildir, nasıl link aldığınız da önemlidir, yani tabiî ki bu linklerin içeriğinde bulunan anahtar kelimelerin de büyük bir anlamı vardır. Mesela [ Gazete Linkleri ] ile link verirseniz siteniz [ Gazete Linkleri ] sıralamasında üstte yer alır, ancak [ Gazeteler ] diye ilişim verirseniz linkiniz de buna karşılık [ Gazeteler ] anahtar kelimesinde yer alır.
Sonra site içeriğinde bulunan ve linklerde kullanılmış anahtar kelimeler ile bu PageRank verisi birleştirilerek sitenizin Google aramalarınsa sırası belirlenir.
Şimdi hemen aklınıza bir sürü siteye linkinizi yerleştirmek bedava alanlara bir sürü link sayfası koymak gelebilir. Google arama motorunu kod yazıcıları bunları önceden düşünmüşlerdir. Belli bir PageRank değerine ulaşmayan sitelerden aldığınız linkler sitenizin PageRank değerini artırmaz. Yani link aldığınız sitenin PageRank değeri ne kadar yüksek ise sizin sitenize de o kadar etki yapar. PageRank 3 ve altındaki sitelerden aldığınız linkler fazla işe yaramaz.
Mesela 10.000 tane pr0 yada pr1 siteden ilişim almaktansa 1 tane pr4 siteden link almak daha iyidir.
Yada 10 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr5 siteden link almak daha iyidir. 50 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr6 siteden link almak daha iyidir.
Yani özetle yüksek PR sahibi sitelerden link almak daha iyidir.
Bu durumda bunun ticaretini yapan siteler de türemiştir tabiî ki. Bunların PR değerlerine kanarak hemen reklâm vermeyiniz!
Çünkü Google bunu da önceden düşünmüş ve “Natural Linkling” ile “Unnatural Linking” diye linkleri de ikiye ayırmıştır.
Yani siz ne kadar para verseniz verin eğer reklam verdiğiniz site sahibi sizin linkinizi düzgün yerleştirmez ise, rengarenk tablolar içerisinde ve bir köşede yerleştirirse (Örneğin iyinet.com reklam alanı), yani işte bunlar da linktir diye sıralar ise, bu linkler bir metin içerisinde bulunan linklerden daha az etki yapacaktır.
Ayrıca verilen linklerin sayfa düzenine oturması gerekir, çünkü Google üstelik sayfa içerisinde bulunan taglar ile de ilgilenir ve bu sayede bu linkler “unnatural” ( yani doğal değil, paralı veya istek üzerine) diye karar verebilir bu yazı içerisinde kullandığımız [ Gazeteler ] linkini bu şekilde örnek alabilirsiniz. Bu linkin etkisi Google sıralamasında daha etkili olacaktır. Veya yanda bulunan PageRank içerikli ilişimler (linkler) de bu yazıda bulunan konu ile ilgili olduğundan yine öylesine bir sayfada listelenmiş ve konu ile alakasız olanlardan daha etkili olacaktır.

ALINTIDIR