2008 Mart AskHasreti.com-Aşk Şiirleri,Şiirler

Mart, 2008 için Arşiv

8
Mar

Sensiz Ölümüm

   Yazan: admin   Kategori ÅŸiir

aşk şiiri,aşk şiirleri,şiir,şiirler,şiirci,aşk,aşkım,aşık,ask şiirleri,ask şiiri

Gülüşünle başlar tüm aşkım
Sana varışım belki mahşer gününe rastlar
Kader bu kavuÅŸamam belki bu hayatta sana
Ne ellerini tutmaya takatim kalır
Nede gözlerine bakmaya zamanım

Zamansız olur bence ölümüm
Sana doyamadan girerim kara topraÄŸa
Ve bedenim çürür yokluğunda
Ama üzülme
Sana söz aşkım
Kabirde böceklere ezberleteceğim güzelliğini
Ve gelirsin diye bir gün
Ahiret kapısında seni bekleyeceğim

7
Mar

cem yılmaz

   Yazan: admin   Kategori Sinema Sanatçıları

23 Nisan 1973′te İstanbul’da doÄŸdu. BoÄŸaziçi Üniversitesi Turizm ve Otelcilik bölümünde okurken Leman Dergisinde karikatür çalışmalarına baÅŸladı. İlk stand-up gösterisini Leman Kültür’de, 1995′in AÄŸustos ayında gerçekleÅŸtirdi. 1995 Aralık’tan itibaren de BeÅŸiktaÅŸ Kültür Merkezi bünyesi altında gösterilerine devam etmektedir. 2001 yılı sonuna kadar toplam gösteri sayısı 1200′ün üzerinde olup, bunların hemen hepsi kapalı giÅŸe oynayarak, kırılması güç bir rekorun da sahibi olmuÅŸtur. Türkiye’nin birçok ilinde sahnelediÄŸi gösterisini aynı zamanda Avrupa’nın önde gelen ÅŸehirlerinde ve de Amerika BirleÅŸik Devletlerinde yine aynı baÅŸarı ile sahneye koymuÅŸtur.

Leman Dergisi’nde yayınlanan çalışmalarını “Karikatürler” isimli kitabında yayınladı. 1998 yılında Ömer Vargı’nın yönettiÄŸi “HerÅŸey Çok Güzel Olacak” isimli sinema filminde Mazhar Alanson ile baÅŸrolü paylaÅŸtı. Bu filmi Türkiye ve Avrupa’da yaklaşık 1,800,000 kiÅŸi izledi. Reklam dünyasında da adından söz ettiren sanatçı , “Panasonic” reklamlarının radyo spotlarıyla iki yıl üst üste Kristal Elma ödülüne layık görüldü. Bu firmanın TV filmlerinin yanı sıra “Mavi Jeans” reklamlarında da oynamıştır. 2000 yılının Ocak ayından sonra gösterileri Star TV tarafından yayınlanmakta olup bunları “Gösteri” adlı kasette de Bay Müzik ile piyasaya sürmüştür. Askerlik görevini Temmuz 2001′de tamamlayan Cem Yılmaz, gösterilerine devam etmektedir. Özel bir ÅŸirket için hazırladığı reklamlar serisi ilgi görmüştür. Reklam ve gösteri çalışmalarına devam etmektedir

cem yılmazdan espiriler

* Mademki dünya bir hiç, gece de iç, gündüz de iç.
* Bende şeytan tüyü yok, epilasyonla aldırdım.
* Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz.
* Nefes kesen bir roman yazdım. Tüm okurlarım öldü.
* Hakan yarın ki maçta forma giyemeyecek… Çıplak oynayacak.
* Her aÅŸk bitki isimleri ile baÅŸlar, hayvan isimleri ile biter.
* Oğlumun adını mafya koydum, artık ben de mafya babasıyım.
* Yazılıdan sıfır aldım ama, önemli olan katılmaktı.
* Eğer turist sezonundaysak, neden onları avlayamıyoruz?
* 1959′da içilen kahvelerin hatırı doldu, duyurulur.
* Şiddete karşı savaş açın, şiddet yanlılarını kurşunlayın.
* Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.
* Adamın biri eczaneye sinek ilacı almaya gitmiÅŸ. Eczacı ona “sineÄŸinizin nesi var acaba” demiÅŸ.
* Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır.
* Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.
* Beşbinkere söyledim; abartmayı bırak.
* Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor.
* Yes abicim. Türkçe eğitime benden de okey!
* Bir fil elektrik direÄŸinden daha yükseÄŸe zıplayabilir mi? Elektrik direÄŸi zıplayamaz ki…
* Selam! Ben Aydan Şener. Hadi yaa. Ben de dünyadan Neil Armstrong.
* ÇocuÄŸun biri bir gün kafasını ıslatmadan yıkamaya baÅŸlamış. Annesi de “oÄŸlum hiç saç ıslatılmadan ÅŸampuanlanır mı?” deyince çocuk: ama anne bu ÅŸampuanda kuru saçlar için yazıyor.
* Temel Fransa’ya gitmiÅŸ. Tabelada Fransa yazıyormuÅŸ. O da ” Aaaa… burayı da mı Sabancı aldı” demiÅŸ.
* Gençliğim acı veriyordu. Ameliyatla aldırdım.
* Ey yükselen yeni nesil! İn ulan aşağı!
* Son gülen sen olacaksın. Çünkü geç anlıyorsun
* İnsanlık bugün de para karşısında değer kaybetti.
* Karınızla aranızdaki ortak yan ne? Aynı günde evlendik.
* Hayatım boyunca kararsız biri oldum ama artık emin değilim.
* Karımı o kadar seviyorum ki eskimesin diye başkalarının karılarını kullanıyorum.
* Size yapılmasını istemediğiniz şeyleri başkalarına yapın, çok zevkli.
* Demokrasi, seks gibidir. İyisi de, kötüsü de “iyi” dir.
* AIDS virusu de, Ebola virusu de maymun patentli. Maymundan gelip gelmediÄŸimiz belli deÄŸil ama, Maymundan gideceÄŸimiz kesin.
* Soğuk savaştan sıcak savaşa geçiverdik bir anda. Dünya çatlamasa bari.
* Asansor bozuk. En yakın asansör karşı binadadır.
* İçerken araba kullanmayın. Bir yere çarparsanız biranız dökülür.
* Yarın yapabileceğin bir şeyi, Asla bügünden yapma.
* Tanrım! Kendim için bir şey istemiyorum. Yalnızca anneme paralı ve güzel bir gelin nasip et!

6
Mar

ibrahim tatlıses

   Yazan: admin   Kategori Sinema Sanatçıları

Türkiye’nin en ünlü ÅŸarkıcısı İbrahim Tatlıses, 1 Ocak 1952 yılında Urfa’da dünyaya geldi. Kalabalık ve yoksul bir ailenin çocuÄŸuydu. Küçük yaÅŸlarda çalışmaya baÅŸladı. İnÅŸaatlarda soÄŸuk demir ustalığı yaptı. Adanalı bir sinemacının, inÅŸaatta türkü söylerken onu fark etmesiyle Tatlıses’in büyük yolculuÄŸu baÅŸlamış oldu. Önce Adana’da ardından Ankara’da çeÅŸitli gazinolarda sahneye çıktı. Sesinin güzelliÄŸi ve güçlülüğü şöhretini kulaktan kulaÄŸa yaydı. YetmiÅŸli yılların ortalarına doÄŸru artık İstanbul’a gelmiÅŸti. 1977 yılında çıkardığı “Ayağında Kundura” adlı kırkbeÅŸlik plakla tüm Türkiye’ye sesini duyurdu. Ardından “Sabuha”, “Dom Dom KurÅŸunu”, “Bir Mumdur” gibi türküleriyle kendine geniÅŸ bir hayran kitlesi yarattı. Seksenli yıllarda tüm Avrupa ve OrtadoÄŸu ülkeleri de İbrahim Tatlıses ile tanıştı. Bu yıllarda çıkardığı “Allah Allah”, “Kara Zindan”, “İnsanlar” ve “Fosforlu Cevriyem” gibi albümlerinin satışı milyonları aÅŸtı.

İbrahim Tatlıses, 90′lara da hızlı girdi. Önce “Ah KeÅŸkem” adlı albümüyle çıktı hayranlarının karşısına. Ardından da 1993 yılında birçok bestecinin katkıda bulunduÄŸu “Mega AÅŸk” albümünü çıkardı.

1994 tarihini taşıyan “Haydi Söyle” albümü Burhan Bayar, Arif SaÄŸ, Özkan Turgay ve Zafer Dalgıç’tan oluÅŸan usta bir ekip eÅŸliÄŸinde yapıldı. “Haydi Söyle”, “Nankör Kedi”, “Saza Niye Gelmedin”, “Tombul Tombul” gibi parçalar herkesin diline dolandı.

İbrahim Tatlıses, eski kırkbeÅŸliklerde kalan ünlü parçalarını, biraz da temizleyerek 1995 yılında “Klasikleri” adını taşıyan albümde bir araya getirdi. 1996 tarihli “Ben De İsterem” adını taşıyan albüm geleneÄŸi bozmayarak yine satış rekoru kırdı. Özellikle albümdeki “Fırat” türküsü uzun süre akıllarda kaldı. Hatta bu isimle bir dizi bile çekildi.

Tatlıses ertesi yıl Kayahan’ın “Odalarda Işıksızım”, Sezen Aksu’nun “Erkekler” gibi ÅŸarkılarını yorumladığı “At Gitsin” albümünü piyasaya sürdü.

İbrahim Tatlıses, seksenli ve doksanlı yıllar boyunca çevirdiği sinema filmleriyle de gündeme geldi. Aslında sinemanın baştan sona her alanında bir şeyler yaptı. Talk show programları hazırladı, çeşitli sanatçılara video klip yönetmenliği yaptı.

5
Mar

Hiç kimse mükemmel değildir

   Yazan: admin   Kategori Yararlı Bilgiler

En güzel eÅŸ, en iyi anne, en çok çalışan eleman… Mükemmellik ararken, kendinizi yıprattığınızın, hayatı ıskaladığınızın farkında mısınız? Kimse mükemmel olmak zorunda deÄŸil. Yüzünüz gülsün, üstünüze düşeni yapın yeter

Çevremiz, her alanda mükemmel olmayı başarmış kişilerle dolu. Billboardlarda, dergi kapaklarında onların gülümseyen yüzleriyle karşılaşıyoruz.

Adını bilmediğimiz ülkelerin insanları, mükemmel sıfatını kazandıkları için el üstünde tutuluyorlar. Ama yeryüzünde yaşayan milyarlarca insan arasında mükemmele erişebilenler azınlıkta kalıyor.

Ne dersiniz, mükemmel olamamak gerçekten çok büyük bir talihsizlik mi? Amerikalı sosyolog ve yazar Daisy Garnett, aylarca süren araÅŸtırmaları sırasında mükemmelliÄŸe eriÅŸemeyen ama durumlarından memnun olan kiÅŸilerle tanıştı. ‘Mükemmel deÄŸilim, hayatımdan memnunum’ baÅŸlığıyla yayınladığı kitabında da bu kiÅŸileri anlatıyor.

Mükemmel olmadığınız için başınızı taÅŸtan taÅŸa vurmanıza gerek olmadığını bu kiÅŸilerin serüvenlerini okuduktan sonra daha iyi anlayacaksınız. ‘Ben mükemmel deÄŸilim ama hayatımı seviyorum’ diyor Daisy Garnett.

‘Yazılarımı bitirir bitirmez, köşedeki spor salonuna gidip, en az 40 dakika egzersiz yapacağım.Oysa görünüşe göre egzersizden çok daha önemli iÅŸler var sırada. Olsun varsın. Ben mükemmel biri deÄŸilim. Her iÅŸi önem sırasına göre yapmayı zorunlu bulmuyorum.’

Yaptığınız onca fedakarlığa değmez
Mükemmel olmayı amaç edinen bir kadın, öncelikle dış görünüşüne önem verir. Manikür, makyaj, giyim, saç bakımı gibi konular, yapılması gereken işler listesinde ilk sıralarda yer alır.

Saçının bir teli bile yerinden oynamasın ister. Bunu sağlamak için de elinden geleni yapar. Evet, bu kadın gerçekten mükemmel sıfatına layıktır. Ama bu kadının iç dünyasına girdiğiniz zaman çok farklı bir tabloyla karşılaşırsınız. Mükemmel görüntüyü sağlamak uğruna, istirahatinden fedakarlık yapmıştır.

Dostlarıyla tatlı tatlı sohbet etmek yerine ayna karşısında saatler harcamıştır. Canı hiç istemediği halde, mükemmel kadın ünvanına gölge düşürmemek uğruna bir dernek toplantısına katılır.

Evet, mükemmel sıfatına layık olmak uğruna, zevklerimizden, hayatın bize sunduğu imkanlardan feragat ettiğimizin farkında mıyız?

Diyelim ki, mükemmelliğin bütün koşullarını yerine getirdiniz, bundan sizin kazancınız ne olacak? Kuru bir övgü, kıskançlığa yakın bir hayranlık duygusu. Oysa siz bu uğurda kendinizi hayatın pek çok zevkinden yoksun bırakıyorsunuz. İyi düşünün, aldığınız sonuç, yaptığınız bunca fedakarlığa değdi mi?

Oysa, mükemmel olmadıklarını bilen ve de bu gerçeği benimseyen pek çok kadın var. Hayatı sevmek, onu doya doya yaşamak, mükemmel olmamaya değmez mi?

Bence deÄŸer.

Kendinizi belli koşullara uymaya zorlayınca hayatı sevmeniz için bir neden kalmıyor. Sadece belli bir programı uygulayan bir robottan farkınız kalmıyor. Bir robotun, hayatı sevmesi mümkün mü?

Düzensiz de olmayın
Mükemmel bir kadının evinin tertemiz ve düzenli olması gerekir diyorsunuz. Cumartesi pazar dışında diğer günleri iş yerinizde geçirdiğiniz için de evinizi mükemmel bir kadına yakışacak şekilde düzenleyemiyorsunuz. Bu durumda tatil günlerinizi sabahtan akşama kadar çalışarak mı geçireceksiniz?

Mükemmel bir kadın mutlaka böyle yapacaktır. Ama mükemmel olmayı hedef edinmeyen kadın, tatil günlerini değerlendirmeyi yeğler. Ve tabii dinlenmeye ayıracağı saatleri çalışarak geçirmediği için de mutlu olur.

Bu açıklamalar sizi yanıltmasın. Hiçbir işini yapmak istemeyen, düzensiz biri olmanın size mutluluk getireceğini iddia etmiyorum. Sadece mükemmellik yarışına girmenizin size neler kaybettireceğini hatırlatmaya çalışıyorum.

İnsanların mutlu olmaları için giriştikleri her işi mükemmel yapmaları, taşıdıkları ünvanın en başarılısı olmaları şart değil. İnsanın biraz da gönlünün sesine kulak vermesi, kendini memnun etmesi, elbette başkalarının övgüsünü kazanmasından çok daha önemlidir.

Kusursuz ölçüler gerekmez
Günümüzün kadınları için ‘mükemmel’ diye tanımlanacak vücutlara sahip olmak bir tutkuya dönüştü. Aslında ‘mükemmel vücut’ tarifi de esnek bir tarif. Zaman zaman geniÅŸ kalçalar, ideal sayılıyor. Zaman zaman kadınların küçük göğüslü olmaları tercih ediliyor. Yani, mükemmel vücut tarifi, günün modasına göre deÄŸiÅŸebiliyor. Aynanın karşısında kendinizi incelerken, vücudunuzdaki ‘mükemmel’e uymayan özellikleri görüp de aÅŸağılık duygusuna kapılırsanız, kendinize yazık edersiniz.

Mükemmel vücut geçimini vücudunun güzelliği sayesinde sağlayan kişiler için önemlidir. Mankenlik yapmayı aklınızdan geçirmediğinize göre, mükemmel bir vücuda sahip olmak zorunda da değilsiniz. Aşırı şişmanlık, aşırı zayıflık gibi sağlık açısından da tehlikeli olan durumlar dışında vücut ölçüleri önemli değil.

Aynada kendinize bakıp bakıp, ‘Åžuram çirkin, buram fazla kalın’ diye hayıflanarak, hayatı kendinize zehir etmeyin.

Mükemmel bir eş değilim
Sahi, mükemmel bir eş denilince, gözlerinizin önünde nasıl bir kadın canlandırıyorsunuz?

Erkeğin annesine göre, 24 saat kocasının hizmetinde olan, onun uğruna kendi zevklerini hiçe sayan kadındır.

Kadının annesine göre ise mükemmel eş, kocasına her istediğini yaptırtmayı başaran, kendini fazla yormadan evini derleyip toplayabilen kişidir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı gibi mükemmel eş tanımı, kişilere ve koşullara göre değişebiliyor.

Mükemmel eÅŸ kimdir? Hiç kuÅŸkusuz kocasının bir bakışından onun ne istediÄŸini anlayabilen ve de bu isteÄŸi hemen yerine getiren kadına mükemmel eÅŸ gözüyle bakılabilir. Her konuda eÅŸine destek olabilen, onun dostu ve sevgilisi olmayı baÅŸarabilen kadın için kimsenin söyleyeceÄŸi bir söz olamaz. Her evlilik, ancak böyle mükemmel eÅŸler sayesinde mi ayakta kalır? Hayır…

Kadının mükemmel bir eş olmaması, onun mutlu bir evlilik kurmasına engel değildir. Kocasının sorunlarıyla ilgilenmeyen bir kadın başka bakımlardan eşini mutlu eder. Aslında evlilikte mutluluk, mükemmel sıfatıyla pek de ilgili değildir. Kadınla erkeğin, birbirlerine karşı hoşgörülü davranmaları pek çok kusuru unutturabilir.

Evliliklerde kadınla erkeğin aralarında sevgi ve saygı ile örülmüş bir bağın bulunması, iki tarafın da bu beraberlikten mutluluk duymasını sağlar.

Ben çocuklarımı seven bir anneyim
Mükemmel anne kimdir? Önce bu sorunun yanıtını arayalım. Bazılarına göre mükemmel anne, çocuğunu iyi besleyen, ona söz dinlemesini öğreten, aynı zamanda kendi ayaklarının üzerinde de duran kişidir.

Bazılarına göre mükemmel anne, her işini bir yana bırakıp sadece ve sadece çocuklarıyla ilgilenen fedakar kişidir. Mükemmel anneyi belli formüllerle tanımlamak mümkün değil.

Siz çocuklarınızı seviyorsanız, belki bazı kurallara karşı çıkmalarına göz yumacaksınız. Çocukları sıkı disiplin içinde, zevklerini kısıtlayarak yetiştirmeye çalışmanız yanlış olur. Çocuklarınızı seviyorsanız, varsın başkaları sizin mükemmel bir anne olmadığınızı ileri sürsünler.

Gerçekte, mükemmel anne, çocuklarını tüm kalbiyle seven, onları mutlu etmesini bilen kişidir. Onlarla geçirdiği zamanın kalitesine önem veren kişidir.

Çocuklarınızı sevdikleri yiyecek ve içeceklerden tamamen mahrum etmiyorsanız, onlara her ÅŸeyi sevgiyle öğretmeyi tercih ediyorsanız,onların gözünde ‘mükemmel anne’ sayılacaksınız. Zaten önemli olan da çocuklarınızın hükmü, öyle deÄŸil mi?

kaynak ekolay.net/kadın

4
Mar

sinan özen

   Yazan: admin   Kategori müzik

canım yandı