15 Ocak 2008 için Arşiv

15
Oca

AY IŞIĞI

   Yazan: admin   Kategori SIIR

KARANLIK BİR GECEDEYİM
BİR AY DOĞSA BİR AY DOĞSA
DOLUNAY
ÇIĞLIK BÜKÜLÜŞ
YAZ KIŞ
DENİZDEYİM
GÜVERCİNİN ÇARPAN YÜREĞİ
HAYAL OLMUŞ OKYANUS
DALGALAR DALGALAR
ÜSKÜDAR ÇOK UZAK
KUŞLAR GİBİ UÇABİLSEM
GELİR GELMEZ BOYNUMA SARIL
KOLAY DEĞİL KONUŞMADAN
SIMSICAK SARILMADAN
EFKARLI GECELERDE AY IŞIĞINA

15
Oca

Sigaranın Zararları

   Yazan: admin   Kategori YARARLI BILGILER

Free Image Hosting at www.ImageShack.us” mce_src=”Free Image Hosting at www.ImageShack.us” alt=”" border=”" hspace=”" vspace=”" width=”" height=”" align=”" />Tütün kullanımı yaklaşık 200 yıl öncesine kadar gidiyor. İlk zamanlarda tütünün sağlığa iyi geldiği düşünülüyordu. Sigaranın zararları 1950?li yıllara kadar çok fazla bilinmiyordu. Ancak, daha sonraki yıllarda yapılan araştırmalar, sigaranın insan sağlığına gerçekten zararlı olduğunu ortaya çıkardı. Sigara dumanında sağlık açısından zararlı yüzlerce (bu sayı abartılmamıştır) madde bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse, bunların en çok bilinenlerinden birkaç tanesi ; amonyak, terebentin, kadmiyum, insektisitler, naftalin, aseton, arsenik, formal, hidrojen siyanür, radon, polenyum, deterjanlar?
Bunların bir çoğu kanserojendir. Ayrıca tütün ve sigaranın sarıldığı kağıdın yanmasından dolayı açığa çıkan maddeler ve katran da yine konserojen maddeler arasındadır.
Kalıp - Damar sağlığı açısından özellikle tehlikeli olan maddeler ise nikotin ve karbonmonoksittir. Nikotin kalp artışlarını hızlandırır, tansiyonu yükseltir, kan pıhtılaşmasını arttırır. Yani kalbin yükünü ve oksijen ihtiyacını arttırır. Bütün yanma olaylarında açığa çıkan zehirli bir gaz olan karbonmonoksit ise, kandaki oksijen ile birleşerek kanda bulunan oksijen miktarını düşürür. Sonuç olarak nikotin nedeniyle oksijene gereksinimi artmış olan kalp, kanda yeterli oksijeni bulamaz ve işi çok daha zorlaşır.

Sigara kullanımı ile doğrudan ilişkisi olduğu kanıtlanmış hastalıkları şöyle sıralıyalım: Ağız kanserleri, sindirim sistemi kanserleri, solunum sistemi kanserleri, akciğer hastalıkları, kalp ve damar hastalıkları, ülser, mesane kanseri.

Dünya Sağlık Örgütü?ne göre dünyada 1 milyar 100 milyon insan sigara içiyor. Erkekleri %47si, kadınların %12?si sigara tiryakisi. Ayrıca, son yıllarda sigara içen kadınların sayısında nispeten daha fazla bir artış olduğu gözlemlenmektedir. Bu da dünyaya yeni gelecek nesillerin sağlığını direkt olarak etkileyecektir. Son rakamlara göre, dünyada yılda 3 milyon kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle ölmektedir.
Şimdi hemen yeri gelmişken önemli bir konuya değinmek gerekiyor. Örneğin; akciğer kanserinin sigaraya bağlı olarak meydana geldiği heryerde söyleniyor. Fakat siz daha geçen ay akciğer kanserinden ölen bir tanıdığınızın hiç sigara içmediğini biliyorsunuz ve uzmanların biraz fazla abarttığını düşünüyorsunuz. Bunun açıklaması şöyle: Akciğer kanserinin 4 türü vardır; hatta bunların da alt grupları vardır. Bunların içinde sigara kullanımı ile doğrudan ilgili olanlar (%60) zaten en sık görülen kanser türleridir. Sigara ile ilgisi olmayan ise, çok daha az oranda görülen bir kanser türüdür.

İngiltere?de yapılan bir araştırmaya göre günde 20 sigara?dan fazla içenlerin %40?ı, daha emeklilik yaşına gelmeden ölmektedir. Oysa sigara içmeyenlerde bu oran %15?dir.

Bir de pasif içici kavramı var. Sigarayı içen kişi, eğer filtreli sigara içiyorsa, bu filtre bir miktar zararlı maddenin geçişini engelleyebilir. Halbuki sigaranın ucundan havaya karışan duman hiçbir süzgeçten geçmediği için daha tehlikelidir. Yani uzun süre bu dumana maruz kalan ve pasif içici denilen kişiler de tehlike altındadır. Ayrıca unutmamak gerekir ki, sigarayı içen kişi de havaya yayılan bu dumanı yine solumaktadır. Sigara içilen evlerdeki küçük çocuklarımız bronşit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıklarına daha sık yakalanırlar. Pasif içici olduklarından akciğer kanseri açısından risk grubundadırlar ve ileride sigara içmeye daha çok eğimli olurlar.
Özellikle gelişmiş ülkelerde kamuoyuna yansıyan bu sonuçlar ve alınan tedbirler sonucunda sigara kullanımı %50 ye varan oranlarda azaltılmıştır. ABD, İngiltere, Kanada bu konuda başarılı ülkeler arasındadır.

Öte yandan, aynı zamanda sigara üreticisi olan bu ülkeler, gelişmekte olan ülkelerde edindikleri pazarlarını büyütme çabası içindedirler.

Sigarayı bırakan bir insanın vücudunda ne gibi olumlu gelişmeler olur?
20 dk sonra tansiyon ve nabız normale döner.
8 saat sonra vücut kendini yenilemeye başlar. Kan oksijeni normal düzeye çıkar.
24 saat sonra kalp krizi riski azalmaya başlar. 1 yıl sonra yarıya düşer.
48 saat sonra duyu organları iyi çalışmaya başlar. Tat ve koku duyusu düzelir. Cilt kendini yeniler.
72 saat sonra Akciğer kapasitesi artar, solunum rahatlar.
2 hafta sonra efor kapasitesi artar (Yürüme, merdiven çıkma?).
1-9 ay içinde akciğer hücreleri yenilenir. Akciğer hastalıkları (zatürre gibi) riski azaltır. Öksürük, nefes darlığı düzelir.
5 yıl sonra ağız, boğaz, yemek borusu kanserleri riski %50 azalır.
Pankreas, mesane, rahim kanseri riski azalır.
Sindirim sistemi ülseri riski azalır.
Sigara gebelikten önce ya da gebeliğin ilk 3 ayında bırakılırsa erken doğum riski ve düşük doğum kilolu bebek doğurma riski, içmeyenlerdeki düzeye iner.
Koroner kalp hastalığı riski sigaranın bırakılmasından 15 yıl sonra sigara içmeyenlerin düzeyine iner.
Aynı evde yaşayan küçük cocuklar ve bebeklerin, solunum yolu hastalıklarına yakalanma riski azalır.

Sigara içen bir kişiyi bırakmaya iten nedenler nelerdir?
Sigaraya bağlı bir hastalığın ortaya çıkması.
Fiyatın pahalı gelmesi.
Sigaranın zararları hakkındaki yayınlar.
Çevresi tarafından bırakmaya yönelik teşvik, kınama.
Kapalı yerlerde sigara içiminin yasaklanması.

Gelişmiş ülkelerde sigaranın zararları hakkındaki yazılar, sigaranın fiyatı, kınama ve yasaklamalar etkili olmaktadır; ancak, bizim insanımızı bir hastalığın ortaya çıkması daha çok etkilemektedir. Örneğin, kalp krizi geçirmiş veya by-pass ameliyatı olmuş hastaların sigarayı bırakma oranları yüksektir ve başarılıdır.

Sigarayı bırakma yolları nelerdir?
Akupunktur,
Grup Terapisi,
Hipnoz,
Kişisel çaba ile bırakma,
Farmokolojik tedavi.

Sigarayı bırakmak isteyenlerin yaşadıkları tipik kaygı ve sorunlar nelerdir?
Sigarayı azaltmak mı, tamamen bırakmak mı? Yoksunluk belirtilerinin daha uzun sürmesine neden olur. Çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanır. Sigara miktarı yine arttırılır.
Ara ara sigara içmek: Vücuda tekrar nikotin etkisini hatırlatır. Zamanla düzenli olarak içmeye dönüşür. Halbuki sigara içilmemesine alışmak daha kolaydır.
Çevre baskısı: Sigarayı bırakanların çoğu çevresi tarafından adeta tekrar içmeye zorlanır. Bu, sigara içenlerin bir kişiyi daha kaybetmelerinden kaynaklanan ilginç bir psikolojik durumdur. Ancak kısa bir zaman içinde arkadaşlarınız da sigara içmediğinizi kabullenip sizi rahat bırakacaklardır.
Katran ve nikotin düzeyi düşük (light) sigara içmek: Bu durumda genellikle günlük sigara adedi arttırılarak eski nikotin düzeyi tutturulmaya çalışılır. Zaten ?tehlikesiz sigara? yoktur.
Sorumluluğu başkasına yıkmak: Çoğu kişi sevdiği birisi onu desteklemezse sigarayy bırakmaktan kaçar. Hatta deneyip de başarısız olursa başkasını suçlar. Oysa sigarayı bırakmak öncelikle kişisel bir sorundur, mutlaka kendinize güvenmeyi başarmalısınız.
Şişmanlama korkusu: Gerçekte sigarayı bırakanların sadece 1/3?ü kilo alır ve bu fark gerçekte 3-4 kg. kadardır. Bundan daha fazla alınan kilolar kendine güvensizlikten kaynaklanan, sigarayı elde ve ağızda tutmak alışkanlığının yerini alan, abur cubur atıştırma alışkanlığıdır. Oysa, gerçekte sigarayı bırakmaktan dolayı ilk günlerde açılan iştah, kısa bir süre sonra normale döner.
Yoksunluk belirtileri: Şiddetli nikotin arayışı, gerginlik, kızgınlık, huzursuzluk, sinirlilik, uyku kalitesinin bozulması, iştah artışı ve benzeri belirtiler olabilir. Bu belirtiler geçicidir ve vücudun kendini onardığını gösterir. Örneğin, öksürük ve balgam artışı, solunum yollarındaki titrek tüylerin zehirli maddeleri atmak için görevlerini yerine getirmeye başlamasından kaynaklanır. Yoksunluk belirtileri sigara bırakanların 2/3?ünde görülür. Belirtiler, ilk 72 saat içinde şiddetlidir. 7-10 gün içinde azalarak ortadan kalkar.

15
Oca

Bel Soğukluğu - Gonore

   Yazan: admin   Kategori YARARLI BILGILER

Neisseria gonorrhoeae (gonokok) adı verilen bakterinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en sık görülenidir.

A.B.D.?de her 30 saniyede bir kadının bel soğukluğuna yakalandığı ileri sürülmektedir. Bu kişiler 3-5 gün süren kuluçka dönemi süresince ileri derecede bulaştırıcı olmaktadırlar. Gonoreli bir erkek ile ilişki kuran her kadın enfekte olmaz. Sadece %60-90 kadında enfeksiyon gelişir. Kadından erkeğe bulaşma ise daha zordur.

Gonoreli bir kadınla ilişkide bulunan erkeklerin %20-40?ı enfekte olur.
Kadınlarda en çok rahim ağzında yerleşir.

Dokuların yapısı nedeni ile vajina dokusunda gonore bakterisi yerleşemez. Rahim ağzı (serviks) dışında sırasıyla ürethtra ve vajinanın hemen girişinde her ki yanda yer alan bartholin bezlerini tutar. Kadınların %80?inden fazlası asemptomatik kalır yani hiçbir belirti olmaz. Bu kuluçka döneminin değişken olabileceğinin belirtisidir. Gonoreye neden olan diplokoklar

Bel soğukluğuna neden olan gonokoklar
Belirtileri
Bel soğukluğunun en sık yarattığı yakınma vajinal akıntıdır. Bu akıntı sarı-yeşil renkli ve kötü kokuludur. Sümüğümsü bir yapısı vardır. Beraberinde nadiren kaşıntı da olabilir. Bu tabloya idrar yaparken yanma da eşlik edebilir. Akıntıdan sonra en sık görülen yakınma ise kasık ağrısıdır.Genelde her iki tarafta da ağrı olur. Öğleden sonra ve akşam çıkan ateş görülebilir. Bartholin bezi tutulmuş ise vajina girişinde oldukça ağrılı bir şişlik yani bartholin absesi olabilir. Mikroorganizma kan dolaşımına geçer ise eklemlerde de enfeksiyona neden olabilir.Eklem ağrıları ve şişlikleri görülür. Tek bir eklemde belirtiler olmaz. Ağrılar gezici tiptedir. Bir eklem düzelir belirtiler bir diğerinde başlar. Buna gezici eklem ağrıları adı verilir. Nadiren gonokoka bağlı boğaz enfeksiyonları gelişebilir. Doğum esnasında anneden bebeğe geçerek yenidoğanın gözlerinde konjuktivite yol açabilir.

Gonorenin en önemli komplikasyonu pelvik iltihabi hastalıktır. Enfeksiyonun tüplere ve yumurtalıklara kadar ilerlemesidir. Kısırlık dahil pekçok komplikasyon yaratır.

Tanı
Servikal ve vajinal akıntının incelenmesi ile konur. Vajen kültürü alınmasının en faydalı olduğu durum gonoredir. Kültürde gonokokların üretilmesi tanı için yeterlidir.Klinik olarak tanı konmuş olsa bile bunun kültür ile doğrulanması gerekir.

Tedavi
Bel soğukluğu tedaviye son derece duyarlı bir hastalıktır. Antibiyotik tedavisi ile genelde iyileşme sağlanır. Antibiyotik kullanımından bir hafta sonra kültürler tekrarlanarak enfeksiyonun geçtiği teyid edilmelidir

15
Oca

Yaşlanmak

   Yazan: admin   Kategori RUYA TABIRLERI

Rüyada yaşlandığını görmek, hastalığa ve iş hayatında başarısızlığa işarettir.

Rüyada birden yaşlandığını gören kimse iş, toplum veya aşk hayatı ile ilgili önemli bir sıkıntı yaşar.

15
Oca

Yazı yazmak

   Yazan: admin   Kategori RUYA TABIRLERI

Rüyada yazi yazmak hileye, yazi yazan bir kimseyi görmek, hile yapan bir adam manasina gelir. Bir kimsenin kendi yazdigi yaziyi begenmedigini görmesi, onun günahlarinin kefareti olarak tövbe etmesine ve herkese hile ve dalavere yapmaktan vazgeçmesine, kendisi ile halk arasinda her seyi inkar etmesine yorumlanir. Ibn-i Sirin’e göre; bir kimsenin kendisini bir kitap yazarken görmesi haram mala sahip olacagina isarettir. Bir kimsenin Kur’an-i Kerim’den bir ayeti gömlegi üzerine yaziyor görmesi, dinine özenle sarilmasina; sol elle yazmak ise, çirkin isler yapmaya isarettir. Kitap yazdigini görüp de onu tamamlayamadigini görmek, islerini eksik yaptigina delalet eder. Rüyada yazi yazdigini görmek, hayra yorumlanir. Kendisi okuyup yazmak bilmedigi halde, yazi yazdigini gören, baskalarindan hile ile geçimini saglar. Alim veya katip olan bir kimsenin rüyada , yazi yazdigini görmesi, hayir ve menfaate, rizk genisligine, eger bir is basinda veya memur ise berekete yorumlanir, Seriata aykiri bir yaziyi yazdigini görmek hayirli degildir. Ismail El-Es’as’a göre; yesil mürekkeple yazi yazdigini görenin ibadeti artar ve dünyada mutlu olur. Eger kötü bir kisi ise vefat eder. Kan ile yazi yazdigini görmek faizle para aldigina ve sonunda bu parayi ödeyemeyerek mallarinin elinden çikacagina delalet eder. Bazilarina göre, rüyada yazi yazmak, islerinin yolunda gitmesine ve arzularinin yerine gelmesine delalet eder. Rüyada yazi yazdigini ve fakat kagit üzerinde yazinin görünmedigini gören, eger bir iste çalisiyorsa, o isinden atilacagina. çalismiyorsa bir musibete ugrayacagina isarettir. Güzel yazi yazdigini gören, dünyasinin ve din islerinin düzelmesine çalisir. Birinin kendisi için kagit üzerine yazi yazdigini görmesi, murada, hayir ve menfaate yorumlanir. Bir baska rivayete görede: Rüyada yazi yazmak, hileye isarettir. Yazi yazani görmek, hilekar bir adama isarettir. Rüyada yazisinin kötü oldugunu gören kimse, günahlanndan tövbe eder. Ve halka hile etmekten vazgeçer. Bir sayfa üzerine yazi yazdigini gören kimse, bir mirasa nail olur. Kagit üzerine yazdigini görse, o kimsenin kendisiyle insanlar arasinda olan bir seyi inkar eder. ibn-i Sirin (R.A.) bir kimse rüyada bir kitap yazdigini görse, o kimsenin haram bir mala malik olmasina isarettir, demistir. Bazi tabirciler rüyada sol eliyle yazi yazdigini görse, o kimsenin zinadan btr çocugu olur veya onun dogacak çocugu sair olur, dediler. Kendisi hakkinda bir kitap yazildigini ve orada yazilanlarin ne oldugunu bilmese, o kimseye Allah’in farz kilmis oldugu seylerden üzerinde borç bulu onu tenbellik yapip yerine getirmedigine isarettir. Bir kimse kendisi hakkinda bir sey yazildigini ve yazan katibin de mahiyetinin ne oldugunu bildigini görse, o katip onun hakkinda hainlik eder. Ve onu dince sasirtip sapikliga sürükler. Bir kimse rüyada güzel yazi yazamadigini görse, o kimsenin keder ve sikinti içinde bulunduguna ve Cenab-i Hakkin yardimi ve bir hile ile yakinda o sikintidan kurtulacagina isarettir. Bir kitap yazdigini gören kimse, basit bir hastalik geçirir ve malindan bir sey eksilmez. Bir kimse rüyada yazi yazmaya çalistigini ve güzel yazi yazmadigini görse, o kimsenin düsecegi korku ve zahmet içinde güzel bir seye erisecegine isarettir. 1yi yazi yazdigi halde rüyada iyi yazi yazamadigini görse, bu rüya o kimse hakkinda kötü ve çirkin olup onun issiz kalmasina korku ve mesakkata düsmesine isarettir,Bir kimse rüyada bir kitpa yazdigini ve onu ikmal edemedigini görse, o kimsenin isi ve ihtiyaci tamamlanir. Eger kitabi tamamlayamadigini ve tamamlamasi da mümkün olmadigini görse, o kimsenin isi noksan kalir.

Rüyada yazı yazmak; hileye, yazı yazan birini görmek; hilekar bir insanla tanışmaya, kendini bir sayfaya yazı yazarken görmek; bir mirasa konmaya işarettir.