02 Ocak 2008 için Arşiv

2
Oca

Barış Akarsu

   Yazan: admin   Kategori SINEMA SANATCILARI

Kimlik : Barış Akarsu

1979 yılı barış yılı ilan edildiği için ismi BARIŞ oldu. Kız kardeşi ile birlikte Amasra’da yaşamına devam etti. Flüt çalarak başladığı müzik sevgisi mızıka ve kumsallarda çalınan gitarla devam etti. Karadeniz Ereğlisi’nde, Antalya’da, Ankara’da zaman zaman animatörlük zaman zaman müzisyenlik yapıp yaşam kavgası verirken TV lerde gördüğü AKADEMİ TÜRKİYE yarışmasına biraz da arkadaslarının ısrarıyla son gün katılmaya karar verdi. Yarışmalara karşı olduğunu herzaman belirtsede yarışmada verilecek eğitim, katılmaya karar vermesindeki en büyük etken oldu. haftalar boyunca birinci olmasındaki en büyük etken sesi ve karizması kadar insancılığı, doğallığı, yapıcı tavırları, duygusallığı, paylaşımcılığıdır. Türkiye’nin en sevdiği BARIŞ AKARSU 2004 Temmuzun da yarışmayıda birincilikle bitirdi ve İstanbul’a yerleşti. 14 Ocak 2005 tarihinde prodüktörlüğünü Serdar Öztop’un yaptığı ve Seyhan müzik etiketiyle piyasaya çıkardığı ”ISLAK ISLAK” albümüyle müzik dünyasına profesyonel bir giriş yaptı.
‘ ISLAK ISLAK ‘ albümündeki
ISLAK ISLAK
KİMDİR O
AMASRA
MAVİ
parçalarına klip çekildii ve klipler çeşitli TV kanallarında yayınlanmaya devam ediyor:
17 Ağustos 2006 tarihinde Ayhan Orhuntaş ve Ergin Altınel prodüktörlüğünde gerçekleştirilen ikinci albümü ” DÜŞMEDEN BULUTLARDA KOŞMAM GEREK ” Seyhan Müzik etiketiyle piyasaya çıktı. 10 yeni ve 1 coverden oluşan albümde söz ve bestesi BARIŞ AKARSU’ya ait ”YETER BE” ve ”BEN” adlı iki eserde bulunmaktadır. İkinci albümden ;
VURDUM EN DİBE KADAR
YAZ DEMEDİM
parçalarına klip çekildi ve yayınlanmaya devam ediyor.
Müzik dışında projelerede imza atan BARIŞ AKARSU Star TV de yayınlanan YALANCI YARİM dizisinin başrolünde oyuncu kimliğiyle devam etmektedir.
Yarışmadan itibaren oluşan ve BAG (Barış’ı anlayanlar grubu) adını lan fan grubunu büyük sevgi dolu ailem diye tanımlayan BARIŞ AKARSU USDER tarafından ‘’sosyal kalkınma ve dayanışmaya verdikleri öneme göre ” verdikleri ödüllerde ROCK dalında en iyi şarkıcı, FUTURE dergisi yılın en sevilen rock sanatçısı ödülünü, CEM KARACA özel ödülünü aldı.
Hayat felsefesi ve yaşam tarzıyla her zaman rocker olduğunu her fırsatta dile getiren BARIŞ AKARSU ilk albümünden bu yana 250 den fazla konser verdi ve çeşitli TV proğramlarına çıktı. Halen devam etmektedir…..

Dizi ve Filmleri
Yalancı Yarim (2004) Tarık

2
Oca

Mehmet Akif Alakurt

   Yazan: admin   Kategori SINEMA SANATCILARI

Kimlik : Mehmet Akif Alakurt

Mehmet Akif Alakurt, model ve aktör.Nüfusu Ordu Fatsa’ya kayıtlı.
Erken yaşlarından beri modellik her daim rüyası olmuş ve model olmak istemiştir.

1998 yılında Neşe Erberk ajansına bağlı olarak modellik yaparken katıldığı yarışmalarda “Gelecek Vaad Eden” ve “Türkiye Prensi” ünvanlarını aldımuştır.
1 Mayıs günü askerliğini tamamlayıp teskeresini aldıktan kısa bir süre sonra gelen teklifle “Best Model of turkey” yarışmasına katıldı. 2001 yılında “Best Model of Turkey” yarışmasında Türkiye’nin en iyi mankeni seçildi, ve yine aynı yıl yapılan “Best Model of the World 2001″ yarışmasında yine birinci oldu.

Mehmet Akif Alakurt, daha önce hayal kurduğu ve başardığı modellikte olduğu gibi, başarılı bir aktör olmak istemektedir. Oyunculuğa Kadir İnanır ile Kanal D ekranlarında yayınlanan Kırık Ayna dizisi ile başladı. Bu dizide Ali Kırman karakterini canlandırdı.

Lacoste firması ile Türkiye’den çalışan ilk model olmuştur.

Spor ve yemek en büyük iki zevkidir. Yemek seçmez vede kahvaltıya çok önem verir. Genel olarak spor giyinmeyi seviyor
Özellikleri
Saç: Kahverengi
Göz: Kahverengi
Ölçüleri: 102-78-104
Boy: 190 cm
Beden: 42 - 52
Ayak: 45
Modellik
Lacoste Katalog, Collezione…
Moda Gösterisi
Marks & Spencer, Collezione, Tween, Sarar, Cons, Faruk Saraç, Vakko, Tommy Highfiger…
TV Reklamarı
Pepsi TV reklamı, O.K. Condom TV reklamı, Egos, Doğadan Çay TV reklamı, İpana…

Dizi ve Filmleri
Sıla (2006) Boran
Hacı (2006) Ahmet Gesili
Zeytin Dalı (2005) Kenan
Metro Palas (2004)
Kırık Ayna (2002) Ali Kirman

2
Oca

Enrique Iglesias

   Yazan: admin   Kategori SINEMA SANATCILARI

Kimlik : Enrique Iglesias

3 yıllık sürede çıkardığı iki albüm ‘Enrique Iglesias’ ve ‘Vivir’ on milyondan fazla kişiye ulaştı. Grammy’nin ‘En İyi Latin Pop Sanatçısı’ seçilerek büyük bir başarıya imza attı. Kısa sürede inanılmaz başarılar kazandı, milyonların sevgilisi oldu.

Enrique Iglesias, 8 Mayıs 1975′de İspanya’nın Madrid şehrinde dünyaya geldi. 16 yaşına geldiğinde müzik ile ilgili çalışmaları sonucunda kendi albümünü çıkarmaya karar verdi. Ancak 16 yaşındaki bir genç için bu hiç de kolay değildi. Ailesinden bile sakladığı bu planını 4 sene sonra uygulayabildi ve 20 yaşında kendi adını taşıyan ‘Enrique Iglesias’ adlı ilk albümünü sundu. Genç yaşına rağmen çok başarılı oldu ve müzik dünyasına muhteşem bir giriş yaptı. Çok kısa bir sürede bir milyonu aşan satışlarla albüm, çıkışından 3 hafta sonra Iglesias’a bir de Altın Plak ödülü getirdi. Bu albüm 6 milyona yakın satarak muhteşem bir rekoru beraberinde getirdi.

1997 Ocak’ında çıkardığı ‘Vivir’ albümü de dünya çapında 5 milyondan fazla sattı. Amerika’da 2 Platin Plak ve RIAA (Recording Industry Association of America - Amerika Kayıt Endüstrisi Derneği) tarafından sertifika ile ödüllendirildi. Parçalarından dokuzu ünlü radyo istasyonları tarafından listebaşı olarak gösterilirken Enrique Iglesias hayal bile edemediği başarıları kazanmış oldu.

Single (tek parçalık albüm) çalışmaları ile Amerika ve 18 Avrupa ülkesinde yayınlanan Billboard Magazine dergisinin listesinde zirvede yer aldı.

Bestelerini İtalyanca, Portekizce ve İspanyolca yaparak önce kendini bu ülkelerde kanıtladı. Ardından çok kısa bir sürede ünü tüm dünyaya yayıldı. İlk İngilizce albümünü 2000 yılında çıkarmayı umut ediyor.

1997′de ilk dünya turnesine çıktı. 13 ülkede 78 konser içeren turne tam 720.000 kişiye ulaştı. 50.000′den fazla kapasiteli stadyumları tıkabasa dolduran seyirciler muhteşem sahne gösterileri eşliğinde müzik ziyafetini coşkuyla izlediler. Enrique Iglesias, turnenin Avrupa ayağında müzik eleştirmenlerinin övgü dolu sözleriyle adından söz ettirdi ve en çok albümü satılan Latin uyruklu sanatçı ünvanının yanında bir de sahne performansı en iyi olan sanatçı ünvanını aldı.

Enrique Iglesias, toplam ödüllerine bakıldığında gerçekten inanılmaz başarılar kazanan önemli bir sanatçı. Ödülleri, 116 Platin Plak ve 227 altın plak ile muhteşem bir sayıya ulaştı. Bu ödüllerin yanında çok önemli ve büyük uluslararası başarılar da yer alıyor. ‘1996 Grammy En İyi Latin Uyruklu Şarkıcı’, ‘1997 Billboard Dergisi Yılın Albümü’, WMA’nın ‘En çok albümü satılan Latin sanatçı’, 7 ‘Premio Lo Nuestro’ ödülü, 2 ‘ACE Yılın Sanatçısı’ ödülü ve 2 ‘ASCAP En İyi Sanatçı ödülü’ bunlardan yalnızca bazıları. Toplam 26 uluslararası ödül ile Enrique Iglesias,sadece latin ülkelerinde değil tüm dünyada olay yarattı.

Iglesias, Amerika ve Avrupa’daki muhteşem başarıların ardından Asya’da da büyük başarılar kazandı. Tayvan, Tayland, Singapur gibi ülkelerde çeşitli müzik ödülleri kazanırken tam 250 derginin kapağında yer aldı, 190 televizyon programının ilk konusu oldu.

Enrique Iglesias, sanatı ve parçalarına olan hayranlığın yanısıra aldığı muhteşem ödüllerle ve kazandığı başarılarla da unutulmayacak bir sanatçı olacağını kanıtladı.

Albümleri
Vivir
Cosas del Amor
Enrique
Escape
Quizás
Seven

2
Oca

Burak Özçivit

   Yazan: admin   Kategori SINEMA SANATCILARI

Kimlik : Burak Özçivit

Gerçek Adı : Burak Özçivit
Doğum Tarihi : 23 Aralık 1984
Doğum Yeri : İstanbul

Burak Özçivit | 2005 BEST MODEL OF WORLD 2.si
Boy : 1.87
Beden : 40-50
Göğüs : 102
Bel : 80
Basen : 94
İç Dış Bacak : 88-113
Jean : 32-34
Ayak : 44
Göz : Kahverengi

Dizi ve Filmleri
Eksi 18 Murat 2006 Kanal 7
Zoraki Koca 2007

2
Oca

Kıvanç Tatlıtuğ

   Yazan: admin   Kategori SINEMA SANATCILARI

Kimlik : Kıvanç Tatlıtuğ

Adını ilk kez 2002′de ‘Best Model Türkiye’ birincisi, ardından da ‘Best Model World’ birincisi olarak duysak da, şu anda Gümüş adlı dizide canlandırdığı ‘Mehmet’ karakteriyle hayranlarını ekrana bağlayan, kadınların son gözdelerinden olan Kıvanç Tatlıtuğ hakkında merak ettikleriniz

27 Ekim 1983’te Adana’da, beş çocuklu ailenin bir ferdi olarak dünyaya gelen Kıvanç Tatlıtuğ, ortaokulu Yenice Özel Çağ Lisesi’nde okumuş. Adana’dayken Fiskobirlik, Güney Sanayii, Çukurova Kulübü, Devlet Su İşleri ve Tarsus Amerikan Kulübü’nde basketbol oynamış.

1997’de babasının ciddi bir kalp ameliyatı geçirmesinin ardından ailesiyle birlikte Adana’dan İstanbul’a taşınmış. İstanbul Kalamış Lisesi’nden mezun olan Kıvanç’ın
aklı fikri basketboldaymış.

Tek hayali NBA’de basketbol oynamak olduğu için Ülkerspor’dan gelen cazip teklifi hemen kabul etmiş ve orada iki yıl forma giymiş. Sonra bir yıl Beşiktaş, bir yıl da Fenerbahçe’de oynamış. Ancak dönüş yaptığı Beşiktaş takımında sakatlanması tüm hayallerini suya düşürmüş ve profesyonel basketbol hayatına son vermiş.

O dönemlerde yakın çevresinin sürekli fiziğine iltifatlarda bulunduğunu, model olması için kendisini yönlendirmeye çalıştığını söylüyor Kıvanç Tatlıtuğ. O ise bunlara hiç kulak asmamış. Ta ki annesinin yaptığı sürprize kadar!

Annesi, Beylikdüzü’ndeki bir marketin camında ‘Profesyonel mankenlerle çalışır mısınız?’ ilanını görünce, Tatlıtuğ’un yanında bulunan bir fotoğrafını göndermiş. İlan verilen şirketten kendisini aradıklarında şaşkına dönmüş ama teklifi de kabul etmiş. ‘Ben sporcuyum ne işim olur mankenlikle’ derken bir anda kendini defilede bulmuş. Daha sonra gelen teklifleri değerlendiren Kıvanç, işin hoşuna gitmesiyle bu mesleğe profesyonel olarak başlamış. ‘Annemin beni model yapma hayali hep vardı.’ diyor Kıvanç.

İki yıl bir ajansla çalıştıktan sonra 2002 yılında düzenlenen Best Model yarışmasında önce Türkiye, sonra dünya birincisi olmuş Kıvanç Tatlıtuğ.

Sonrasında da Fransa günleri başlamış. Paris’teki Success Ajans’tan gelen teklifle bütün eşyalarını toplayıp, Paris’e yerleşmiş. Burada mesleğini 1,5 yıl sürdürmüş.

Paris’teyken, ajanstan gelen telefonda, dizi tekliflerinin had safhaya ulaştığını söylemişler. Küçüklüğünden beri sinema ve televizyona ilgisinin olduğunu, mutlaka bir yerinde bulunmak istediğini ama o zamanlar ‘Ben manken olacağım, sonra dizi çekeceğim.’ gibi hayallerinin olmadığını da sözlerine ekleyen Kıvanç Tatlıtuğ, senaryoları değerlendirmek için Türkiye’ye gelmiş. Gümüş’teki ‘Mehmet’ karakterini kendine çok yakın bulduğunu, oynayabileceğini, en azından kendinden bir şeyler verebileceğini düşünmüş. Şu anda da yayınlanan dizide iki yıldır rol alıyor ve dizi çok ilgi görüyor.

Kıvanç Tatlıtuğ şu sıralar zamanının çoğunu sette geçiriyor. ‘Ne ailemi, ne arkadaşlarımı kimseyi göremiyorum. Zaten asosyal bir yaşantım vardı, iyice asosyal oldum’ diye yakınıyor.

Çekim aralarında kitap okur, dergi karıştırır ve müzik dinlermiş. Pek fazla da kimseyle konuşmazmış. Set çalışanlarının tabiriyle ’sessiz sakin bir çocuk’ bu Kıvanç Tatlıtuğ.

Kendisini eleştirmeyi sevdiğini söyleyen yakışıklı oyuncu, diziye başlamadan önce bir süre Okan Bayülgen’den ders almış.

Yakışıklı, dikkat çekici bir fiziğe sahip olan Kıvanç Tatlıtuğ, bu yüzden zaman zaman sözlü tacize uğradığını da itiraf ediyor. Diğer yandan erkek mankenlere karşı pek çok kişide var olan gay ve jigolo önyargılarıyla ilgili olarak da ‘Ben öyle bir tavır sergilerim ki insanlar yanıma yaklaşamazlar.” diye eklemeyi de ihmal etmiyor.

Gece dışarı çıkmayı, kulüplerde eğlenmeyi sevmiyor. Onun yerine arkadaşlarıyla ev muhabbeti yapmaktan hoşlanıyor. Birlikte televizyon izliyor ya da tavla partileri düzenliyorlar.

Dünya podyumlarındaki başarılarıyla arkadaşlarına örnek olan Kıvanç Tatlıtuğ, David Beckham’la olan benzerliği hakkında ilgili olarak da ‘Benim saçım uzunken, Beckham’ın adı bile anılmıyordu. Aslında Beckham bana benzedi.’ diyor.

İyi derecede İngilizce bilen, “Benim için önemli olan kariyer” diyen Kıvanç Tatlıtuğ’un en büyük hayali ise iyi bir aktör olmak. Bunun için de ilk adımı atmış. Devlet Tiyatrosu oyuncusu Laçin Ceylan’dan (dizide halasını oynayan ‘Gülsun’ rolüyle tanıdığımız) bir süre oyunculuk dersleri almış… “Bakıyorum, çok eksiğim var” diyen, dersler almaya devam edeceğini ve iyi bir sinema filminde rol almayı çok istediğini belirten Kıvanç Tatlıtuğ’un hayallerinden biri de tiyatroda oynamak.

Bunları biliyor muydunuz?

- Tek eşlilikten yana olduğunu,

- Duygusal göründüğünü, ama o kadar da duygusal bir yapısının olmadığını,

- Biraz sert ve hayat görüşlerinin katı olduğunu,

- Bir ilişki yaşarken gözünün dışarıda olmadığını,

- Allah’a son derece inanan ve dinine bağlı olduğunu,

- Şan, şöhret, para, pulun onun için ikinci planda olduğunu,

- Ailesine çok düşkün olduğunu,

- Kendisinde en çok gözlerini beğendiğini,

- Denizin derinliklerine dalmayı çok sevdiğini,

- İstanbul’a hâlâ alışamadığını,

- ‘Erkekler ağlamaz’ diye bir şeyin olmadığını, ‘Ağlamak da gülmek kadar doğal’ diyerek, zaman zaman ağlayan biri olduğunu…

Dizi ve Filmleri
Gümüş (2005) Mehmet